·304 syf.····Okunma: 19 Mart 2026 14:11 Bir insanın hayatı, tek bir kelimeyle değişir mi?
Ya da daha doğrusu: Bir isim, bir kader midir?
Cora, yeni doğan oğlunun kimliğini çıkarmak için 9 yaşındaki kızıyla beraber yola çıkar. Kocası Gordon kararını çoktan vermiştir; nesiller boyu süren gelenek devam edecek ve oğluna kendi adı verilecektir. O an geldiğinde nüfus memuru basit bir soru sorar: “İsmi ne olacak?” ve ardından Cora’nın 1 saniyelik duraksaması... İşte romanın en sert kırılma noktası… Cora’nın yapacağı seçim yalnızca bir isim seçimi değil, bir hayatın başlangıcıdır.
İsimler tek bir hayat anlatmıyor. Aynı çocuğun üç farklı isimle yaşayabileceği üç farklı hayatı anlatıyor: Bear. Julian. Gordon. Üçü de aynı kişi ama hiçbirinin hayatı aynı değil. Birinde sevgi, birinde özgürlük ve birinde ise miras gizli. Ve en sarsıcı olan şu: Fark büyük olaylardan değil, küçük yön değiştirmelerden geliyor. Bir kelime, bir tonlama, bir seçim…
Yazara gelecek olursak; ilk romanı olmasına rağmen özgün ve inanılmaz derecede etkisine alan bir iş çıkarmış diyebiliriz. Yazar burada tek bir kararın sonsuz ihtimalleri fikrini merkezine alan bir kurgu kuruyor. İlk roman olmasına rağmen bu kadar güçlü karşılık bulmasının sebebi de bu: hikâyeden çok, insanın içindeki “olabilirdi” ihtimaline dokunması. Nitekim kitap “yılın en iyi romanları” arasında gösterilmiş ve büyük ilgi görmüş. Bence bu ilgiyi sonuna kadar hak ediyor. Bir şans verin ve okuyun, kesinlikle pişman olmayacaksınız.