Londra’da yaşayan Karen Kimya, işi dolayısıyla babasının memleketi olan Konya’ya gelir. Babası derviştir ve annesiyle tanıştıktan sonra dergâhtan ayrılarak Londra’ya taşınmıştır ancak ilahi aşkı bulmak uğruna eşini ve kızını da terk eder. Karen Konya’da babasıyla yaşadığı anılarını tazeler, Mevlânâ ve Şems-i Tebrizi’nin yaşadıklarını Şems-i Tebriz’inin gözünden görerek anlamlandırmaya ve ‘hakikati’ görmeye çalışır.