·208 syf.····Okunma: 19 Mart 2026 19:06 Bu roman, ölümden sonra kalan yasın gündelik hayatın içine nasıl sessizce yerleştiğini anlatır. Bir evladın gözünden, babasının hastalık karşısındaki umut ve direnişine tanık oluyoruz.
Gerçek hayattan olması, empati duygumuzu daha yoğun hissetmemizi sağlıyor ve bu da okuma deneyimini daha etkileyici kıldığı gibi aynı zamanda da zorlaştırıyor.
Dili sade fakat duygusal yoğunluğu oldukça fazla bir roman diyebiliriz.
Romanda anlatılan bahçe aslında kendi hayatımızı simgeliyor. Bence yazar, ebeveynler çocuklarına ne kadar iyi bakarsa, o bahçeyi o kadar güzelleştirir ve onların hayatına dokunuruz mesajını çok güzel veriyor.
Bu kitap, ‘Ya annemi kaybedersem? Ya babamı kaybedersem?’ diye düşünmeyi bize hatırlatıyor ve işte bu hatırlatma derinden etkiliyor.
Benim için hem duygusal hem de unutulmaz bir kitap oldu.
Keyifli okumalar