Ey Vehhâbiler, şu sizin tekfire kalkıştığınız işler, dinimizin zarûrî gördügü işlerden değildir. Şâyet siz, "Bunlar, üzerinde zâhiren icmâ bulunan şeylerdir. Bunu hem halk, hem de seçkin kimseler bilmektedir" derseniz, biz de diyoruz ki: "Bu husûsta âlimlerin sözlerini bize açıklayınız. Bu olmadığı takdirde bin kişinin sözünü, hattâ yüz kişinin kelâmını veya on kişinin lafını ve nihayet bir kişinin kelâmını açıklayınız. Namaz (oruç vs.) gibi, üzerinde icma bulunan vazifeleri bir tarafa bırakınız da şöyle sıradan bir söz getiriniz." İbn-i Teymiyye'ye nisbet olunan "Kim kendisi ile Allah arasına bir vâsıta koyacak olursa ilh." sözünden başka bir söz bulamadığınız takdirde bu söz, mücmel bir kelâmdır. Sizden bu sözü, ehl-i ilmin kelâmı ile açıklığa kavuşturmanız istenir. Lâkin siz, çok hayret verici bir iş yapıyorsunuz. Bu sözü, sahibinin maksadı hilafına ve kitaplarında naklettiğine aykırı olarak delil getiriyorsunuz.