·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Mart 2026 16:02 Kitap Adı: Dağın Rüyasında
Yazar: Ali Volkan Erdemir
Sayfa Sayısı: 134
Tür: Roman
Bu hafta yolum yerel kütüphaneye düştü. Rafların arasında dolaşırken aklımda tek bir soru vardı: Acaba yeni Türkçe kitaplar var mı? Tam da o sırada, daha önce hiç karşılaşmadığım bir kitap gözüme ilişti: Dağın Rüyasında.
Kitabı elime alıp okumaya başladığımda anladım ki sayfa sayısı az olsa da içinde sakladığı anlam oldukça derin. Bazen bazı kitaplar vardır; kısa görünür ama insanın zihninde uzun yolculuklar başlatır. Bu kitap da onlardan biri.
Kitapta aklımda en çok yer eden cümle şu oldu:
“Dağ beni çağırıyordu.”
Romanın kahramanı Barış, Japonya’da öğretmen olarak çalışıyor. Japonya’nın düzenli ve sakin hayatı onu yormuyor belki, ama kendi iç dünyasındaki gelgitler onu sürekli bir yol ayrımına sürüklüyor. Seçimler, vazgeçişler ve anlam arayışı…
Hayatına giren ve çıkan insanları, yaşadığı ilişkileri ve kendi iç sesini sorguluyor. Fark etmeden şu gerçekle yüzleşiyor: Ya insanlara gereğinden fazla değer veriyor ya da ikilemler içinde savrulurken hayatına girenleri kaybediyor.
Ve rüyalarında beliren o dağ…
Sanki ona bir şey söylemek isteyen, sessiz ama güçlü bir çağrı gibi.
Bu kadar ipucu yeter diyelim ve kitaptan bazı alıntılara geçelim:
- Yolunu şaşırmış gibi yapıp başka yerler buluyorsun.
- Dağılmak? Yeterince dağılmamış mıydık zaten?
- Mavi gözlerinde çılgın, uçsuz bucaksız bir yalnızlık vardı.
- Dört mevsimden geçmemişti ilişkimiz.
- Solar mıyım gündüz gece, güneşin yoksa bu son hece.
- Gündüzden geriye kalan hallerimin toplamı… Gündüzdeki ben, asıl ben değilim.
- İstanbul’da ya çok kalabalıksın ya da çok yalnız. Ayarsız bir şehir.
- Gözlerindeki buluttan, içinde büyük bir savaş verdiğini görüyorum.
Bu kitap bence bir şansı hak ediyor. Belki de bazı hikâyeler tam da doğru zamanda karşımıza çıkar. Kim bilir. Belki de bir gün o dağ size de bir şeyler fısıldar.
Ve bu yazıyı küçük bir düşünceyle bitirmek isterim: “Zihnimizin en yüksek noktaları bazen hayallerimizi fısıldayarak bize onları hatırlatır.” Aylin Özgür