Kazazede 4
10/10
·528 syf.··
2026 20. kitabı
Selamlar Bugün sizlere #kazazede serisinin final kitabı ile geldim. Final kitaplarının bende yeri hep çok ayrı olur. Okurken kalbim hem mutlulukla hem de hüzünle doluyor. Çünkü bazı karakterlere veda etmek gerçekten çok zor oluyor. Bu kitapta yazarım bana her duyguyu aynı anda yaşattı. Sayfalar boyunca bazen gözyaşlarımı tutamadım, bazen de kahkaha attım. Onların acısına üzüldüm, mutluluklarına sevindim. Üçüncü kitabı ağlayarak kapatmıştım.Final kitabını da yine gözyaşlarıyla açtım. Çünkü bu kitapta tüm sırlar tek tek ortaya çıktı. Öyle gerçekler öğrendim ki. Sezin kadar ben de şok oldum. Hele geçmişinden gelen o iki kişi karşısına çıktığında gerçekten “Nasıl yani?” diyerek okudum. Ama o son yok mu. Hayallerin gerçeğe dönüşmesini görerek kitabı kapatmak tarifsizdi. Her karakteri okumak ayrı bir güzeldi ama Melike, Nisan ve Göktuğ beni resmen bitirdi. Hele Göktuğ’un o bayılma sahnesi. Cidden kahkaha attım Gelelim konusuna… Üçüncü kitapta canımız Özgür’ü şehit vermiştik. Final kitabı da onun vedasıyla başlıyor. O satırları okumak gerçekten çok zordu. Ailesinin yaşadıkları, #Keleş timinin yaşadığı acı, her birinin içten içe dağılması. Hepsi kalbime dokundu. Ama en çok da Göktuğ’un yaşadığı acı.“Can kardeşim” dediği Özgür’ü kaybetmek onu paramparça etmişti. Turan Alp’in yıkılışı ise hepsinden ağırdı. Kendini suçluyordu, adeta bir dejavu yaşıyordu. Onu yeniden ayağa kaldıran ise Özgür’ün babasının sözleri oldu. Çünkü artık intikam günüydü. Şehitlerinin kanı yerde kalmayacaktı. Tam o sırada Turan’a, onu yetiştiren ve bugünlere gelmesini sağlayan Korgeneral Alparslan Aksakallı’dan gizli bir görev emri gelir. Sezin’e veda ettiği sahne. İşte o sahneyi okumak gerçekten çok zordu. Herkese, özellikle Keleş timine, Sezin’i terk ettiğini söylemesini ister. Çünkü onların ondan nefret etmesini istiyordu. Ve süresi belli olmayan bir göreve çıkar. Aylarca dağda kalır. Yaralar alır, savaşır ama intikamından asla vazgeçmez. En zor olan ise karısına duyduğu özlemdir. Bu görev tam sekiz ay sürer. Diğer tarafta ise her şey dağılır. Serdar Albay’ın akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle görevden alınmasıyla Keleş timi dağıtılır. Herkes başka hayatlara savrulur. Artık sivildirler. Sezin için ise en zor günler başlar. Hem timin dağılması, hem Turan’dan hiçbir haber alamaması, hem de timdekilerin Turan hakkında düşündükleri. Ama o susmak zorundadır. Gerçeği söyleyemez. Serdar Albay’ın Ankara’ya nakledilmesiyle Sezin de Göktuğ ile birlikte Ankara’ya gider. Turan’ın ailesinin evine yerleşir. Ve Firuze Akkurt’tan kocasının dosyası için hesap sormaya hazırlanır. Ah Sezin sen gerçekten çok fenasın. Nereden vuracağını çok iyi biliyorsun. Uraz’ın annesi hakkında öğrendiklerim ise tam anlamıyla ters köşe oldu. Firuze’nin günahını almışım dedim resmen Bir gün Sezin eve döndüğünde Uraz’ın saldırıya uğradığını görür. O adamın Turan’dan bahsetmesiyle Sezin, kocasının yarım bıraktığını tamamlar. Ve Uraz’ı kurtarır. Dağda olan Turan ise görevini tamamlar. Köstebeği öğrenir ve Tahriri öldürür. Ama asıl savaşın döndüğünde başlayacağını çok iyi biliyordur. Sekiz ay sonra geri gelir. Ama dönen adam, giden Turan değildir. Yaralarla, acılarla dolu bambaşka biridir. Sezin ise yeni getirildiği birimde gördüğü kişiler karşısında adeta şoka girer. Geçmişinden gelen iki kişi. Onu yıllarca koruyan insanlar. Ve en önemlisi, hasret kaldığı kocasının orada olduğu görmek. Ama onu görünce yıkılır. Çünkü karşısındaki adam uğurladığı Turan değildir. Yaralar içinde, yorgun ve kırılmış bir adamdır. İşte bundan sonra birbirlerine merhem olurlar. Birbirlerinde şifa bulurlar. Hele o serçe parmak sahnesi. Kalbimi eritti resmen Sezin, kocasını yeniden dimdik ayağa kaldırır. Her zaman yanında olur. Ve ikisi herkesten gizledikleri, sadece kendilerinin bildiği bir haber alırlar. Artık tek amaç vardır. Devletin içindeki köstebeği bulmak. Sidar’ın kim olduğunu ortaya çıkarmak ve Heykel meselesini çözmek. Bu görev için herkes yeniden bir araya gelir. Alparslan Aksakallı özel bir ekip kurar. Bu ekipte Keleş timi, Metin ve Tekin kardeşler ve Firuze Akkurt vardır. Gerçekler tek tek ortaya çıkmaya başlar. Ve sonunda operasyon için düğmeye basılır. Operasyon sırasında Aksakallı Sezin'in sakladığı sırrını öğrenir. Sonlara doğru öyle bir sahne vardı ki. Turan ve Kubat adeta şov yaptı. Okurken tüylerim diken diken oldu. O kadar gurur verici bir sahneydi ki. Tabii bir de beni kahkahalara boğan sahneler vardı. Uraz’ın abisi ve yengesiyle olan diyalogları. Göktuğ ve Turan’ın o sahnesi. Gerçekten çok güldüm Fırat ve Sevil’in bebekleri Umut ve Umay ise hikayeye ayrı bir güzellik kattı. Firuze’ye başlarda ne kadar gıcık olsam da. Sonlara doğru onu sevmeye başlamam şaka mı Ve final… Gerçekten muhteşemdi. Bir hayal gerçeğe dönüşürken kitabı hayranlıkla kapattım. Çünkü anladım ki. Keleş sadece bir tim değildi… Keleş bir aileydi. Sezin’e, Turan Alp’e ve Keleş timine veda etmek benim için hiç kolay olmadı. Kesinlikle alın, aldırın, okuyun, okutun derim.
1000Kitap
Kazazede 4Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025326 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.