·188 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mart 2026 15:28 Kitap üç kadının hayat hikayesini anlatıyor. Bu üç kadının yollarının nasıl keseceğini hikayenin başından merak ederek okudum. Üç kadın, üç hayat mücadelesi, üç yolun kesişmesi.
Sarah(Kanada), başarılı bir avukattır. Yaşadıklarını iş hayatına yansıtmamak için hayatını ikiye bölen, bir kadın. Hamileliklerini, kanser hastası olmasını bile gizleyen bir kadın. Sanki bir suçmuş gibi. Aslında toplumun insanların acımasızlığın bildiğinden ya da hissettiğinden böyle davrandığını hikaye sonunda anlıyoruz. Hem işini mükemmel yapıp hem de üç çocuğa tek başına bakmaya çalışan bir iş kadını ve bir anne o. Hep dik durmaya çalışır, yaşadıklarını yüzünde saklamayı öğrenmiş bir kadın. Kanser olduğunu öğrenmesi ile hayatı birden kabusa döner. Kanserini hamileliği gibi gizleyeceğini düşünür ama asistanının bunu öğrenmesiyle yavaş yavaş bütün emeklerinin elinden alınmaya başlandığını, iş hayatından dışlandığını ve tamamen iteklendiğini görüyoruz. Bunun için kurduğu bir cümlesi vardı.”Hasta olan ben değilim hasta olan toplum, tedavi olması gereken de o”diyor. Ne kadar doğru bir söz. Ama hastalık ve işten dışlanmayla kendini bulan bir kadın.
Smita(Hindistan), Hindistan’da bir Dokunulmaz o bir Dalit sınıfından. Toplumda en alt sınıf,en kötü işleri yapan sınıf. Kendisi köyde Jatilerin boklarını elleriyle toplayıp temizliyor. Kocası bir fare toplayıcısı. Smita‘nın tek istediği annesinden kalan bu mesleğinin kızının onun gibi bu hayatı yaşamaması,annesinin kaderini yaşamasın diye kızını okula göndermek istiyor. Bütün parasını Brahman( en üst sınıf)veriyorlar. Ama ilk günden öğretmen tarafından aşağılanıyor. Smita “okul, insanları eğitmek için vardır; köleleştirmek için değil!” diyor. Ve o anda köyden kaçmaya karar için. Kocası bunu yapamayacağını söylüyor ve bu fikrinden onu caydırmaya çalışıyor. Bunu kaçmayı deneyenlerin başına neler geldiğini ikisi de biliyor ve buna cesaret edemiyor kocası.Smita fikrinden caymıyor ve kızını alıp kaçar. Bu süreçten sonra yolda kızıyla başına gelen olaylar anlatılıyor.
Giulia(İtalya), baba mesleğini olan peruk atölyeleri var. Babası bir gün kaza geçirir ve her şey Giulia için felakete döner. Bir gün karşılaştığı Kamal isminde bir adamla hayatı değişir.Kamal Sih dinine mensuptur. İkisi de çok farklı kültürlere sahip olmasına rağmen Kamal ile aralarında özel bir ilişki başlar. Bir gün Giulia babasının iflas eşiğinde olduğunu Öğrenir. Ailesi tek çare çözümün onu isteyen bir zengin ile evlenmesini söyler Giulia istemese de onaylar ve bunu Kamal’a söyleyince Kamal başka bir çözüm bulur. Hindistan’da kadınların saçlarını tapınaklarda kesip Tanrı’ya sunuyor ve bu saçları satın almayı öneriyor. Başta kabul etmese de İtalyanların Hindistan’dan gelen saçları istemeyeceğini düşünse de araştırınca iyi bir fikir olduğunu düşünür ve Hindistan’dan saçları satın alıp bunları işleme koyar.
Bu şekilde üç kadın üç hayat bir noktada birleşir. Smita,Tanrı’ya sunmak için saçlarını keser. Giulia,dükkanı iflastan kurtarmak için Hindistan’dan saçları alıp işler ve satar.
Sarah ise kanserden dolayı dökülen saçları için peruk takar.Ve hayata yeniden tutunur.
Üç kadın üç hayat mücadelesi ve üç yeniden hayata tutunmaya çalışan kadın.
Hikayeler farklı olsa da kadınlar hep ortak bir noktada buluşur.