Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 29 Aralık 2025 02:44 Amerikan Ev Arkadaşı Deneyi (orijinal adı The American Roommate Experiment) adlı romanda, romantik komedi yazarı olan Rosie Graham hayatının en kötü dönemlerinden birini yaşarken kendini beklenmedik bir durumun içinde bulur; hem yazdığı kitap için ciddi bir yazma tıkanıklığı yaşamaktadır hem de New York’taki evinin tavanı çökünce kalacak yeri kalmaz. Tam bu sırada en yakın arkadaşı Lina balayındadır ve Rosie’ye kendi evinde kalabileceğini söyler, fakat Rosie eve gittiğinde orada Lina’nın kuzeni olan Lucas Martín’in de kaldığını öğrenir. Rosie aslında Lucas’ı daha önce görüntülü konuşmalardan görmüş ve gizliden gizliye ona büyük bir hayranlık beslemiştir, bu yüzden onunla aynı evde yaşamak fikri hem utandırıcı hem de heyecan vericidir. Lucas ise Rosie’nin yazma tıkanıklığını fark edince ona yardımcı olmak için sözde bir “romantik deney” planı önerir; Rosie romantik sahneler yazmakta zorlandığı için Lucas onunla çeşitli romantik aktiviteler yapacak, böylece Rosie bu deneyimlerden ilham alarak kitabını yazabilecektir. İkili birlikte parkta piknik yapmak, sahte randevulara çıkmak, New York sokaklarında romantik geziler yapmak ve evde birlikte film izlemek gibi birçok küçük ama duygusal an paylaşmaya başlar ve Rosie başlangıçta bunun sadece kitabı için yapılan bir deney olduğunu düşünse de zamanla Lucas’a karşı gerçek duygular geliştirdiğini fark eder. Hikâye ilerledikçe okuyucu Lucas’ın aslında Rosie’ye çok daha uzun zamandır aşık olduğunu öğrenir; Lucas, Rosie’yi Lina ile yaptığı görüntülü konuşmalar sırasında görmüş ve ona karşı güçlü hisler geliştirmiştir ancak Rosie’nin onu sadece arkadaş olarak gördüğünü düşündüğü için duygularını gizlemiş ve onunla vakit geçirmek için bu “deney” fikrini bir bahane olarak kullanmıştır. Buna rağmen Rosie Lucas’ın davranışlarının gerçek mi yoksa sadece deney için mi olduğunu anlayamaz ve Lucas’ın yakında İspanya’ya geri dönecek olması onu daha da korkutur, bu yüzden aralarındaki yakınlaşma bir noktada duygusal bir karmaşaya dönüşür ve Rosie kendini korumak için geri çekilmeye çalışır. Hikâyenin doruk noktasında Lucas artık duygularını saklayamaz ve Rosie’ye onu ilk gördüğü andan beri sevdiğini, deneylerin sadece onunla zaman geçirmek için bir bahane olduğunu ve onunla gerçek bir ilişki istediğini itiraf eder; bu itiraf Rosie’nin de duygularıyla yüzleşmesine neden olur ve aslında onun da Lucas’a çoktan aşık olduğunu kabul eder. Sonunda Lucas İspanya’ya dönme planını değiştirir ve Rosie ile birlikte kalmayı seçer, Rosie ise yaşadığı tüm bu deneyimlerden ilham alarak yazma tıkanıklığını aşar ve romanını tamamlamayı başarır; böylece hikâye hem Rosie’nin hayallerine yeniden kavuştuğu hem de Lucas ile gerçek bir ilişkiye başladığı romantik ve mutlu bir sonla biter.