Geçmiş, bazen bir gölge gibi düşer omuzlara
Ne kadar ışığa yürünse de,
Arkadan usulca yetişir.
Eski kelimeler vardır, söylenmiş ve kalmış
Bir odanın içinde yankı gibi…
Kapı kapansa da çıkmazlar,
Sessizlikte daha çok konuşurlar.
Bir zamanlar tutulan ellerin izi
Avuçta değil artık,
Ama kalbin çizgilerine kazınmış gibi
Silinmez, unutulmaz,
Sadece derine iner.
Gelecek çağırır oysa—
Açık bir pencere, temiz bir rüzgâr gibi
Ama perde ağırdır,
Geçmişin dokumasından…
İnsan bazen ilerlemez,
Sadece hatıralarıyla birlikte yer değiştirir.
Yeni bir yolda yürür,
Ama ayak izleri eskidir.
Ve en çok da
Tam özgür hissedecekken
İçinde bir ses fısıldar:
“Sen bunu daha önce de yaşadın…”
İşte o an,
Gelecek durur bir eşikte
Geçmişin izin vermesini bekler gibi.