·488 syf.····Okunma: 23 Mart 2026 18:46 İlk kitabın bende yarattığı heyecan o kadar büyüktü ki ders çalışmayı bir kenara bırakıp hemen ikinci kitaba başladım. Rebecca Ross beni yine kelimeleriyle içine çekmeyi başardı. İris ve Roman’ın hikayesini, aşklarını o kadar merak ediyordum ki sayfalar su gibi aktı.
Elbette bazı mantık hataları yok değildi. Ama hikayenin büyüsü, atmosferi ve anlatımın güzelliği benim için o kadar ağır bastı ki bunları görmezden gelebildim. Yine de Enva’nın daha aktif olduğu bir olay örgüsü okumayı çok isterdim. Tanrıların gerçekten “tanrı” gibi hissettirmemesi, daha çok büyülü varlıklar gibi kalması benim için küçük bir hayal kırıklığıydı. Ayrıca biraz daha epik, daha yoğun savaş sahneleri görmek isterdim. O büyük çatışmaların daha çarpıcı verilmesini bekledim — bu yüzden puanımdan bir kırdım.
Ama tüm bunlara rağmen… İris ve Roman. Kalbimi çalan bu iki karakter için çoğu şeyi affediyorum.
Yazarın bazı şeyleri gerçekçi bırakması — özellikle ölümler ve iyileşemeyen hastalıklar — hikayeye ayrı bir derinlik katmış. Kalbim kırıldı mı? Delice evet. Ağladım mı? Evet. Ama her şeyin toz pembe bitmemesi, hikayenin gerçeklik hissini koruması benim için çok değerliydi.
Sizi çok özleyeceğim İris ve Roman.