8/10
·264 syf.··
2026 36. kitabı
Otobiyografi türünde bir kitap okumak benim için, yazarın hayatına en içten ve en gerçek haliyle tanıklık etmek demek. Bu kitap da tam olarak bunu hissettirdi. Daha ilk sayfalardan itibaren yazarın aile bağlarına dahil oluyor, “hayatımın ilk kahramanları” dediği insanlara onun gözünden bakmaya başlıyoruz. Aslında yazarın hayatı, zorluklarla başlamış olsa da sevgi dolu bir ailenin içinde şekillenmiş. Dışarıdan mesafeli görünen bir baba, ama derinde çocuklarına bağlı bir adam… Özellikle kardeşlik bağları ve işitme engelli ablasına yapılan o anlamlı jest, aile olmanın ne demek olduğunu çok güzel hissettiriyor. Eğitim konusunda büyük idealleri olmayan yazar, bir noktada babasının mesleğini devam ettirse de hayat onu bambaşka bir yola sürüklüyor. Sayfalar ilerledikçe kitabın asıl derdinin bağımlılık olduğunu daha net görüyoruz. Ailesinde alkol bağımlılığı olmasına rağmen kendini uzak tutan yazar, zamanla içsel çatışmaları ve çevresinin etkisiyle yasaklı maddelere yöneliyor. Ve bu süreç, fark ettirmeden onu içine çeken bir bataklığa dönüşüyor. İş hayatındaki dengesizlikler, evliliğinin bu yüzden dağılması, aile ve dostluk ilişkilerinin zedelenmesi… Tüm bunları okurken bir insanın yavaş yavaş nasıl kaybolduğuna şahit oluyoruz. En çarpıcı nokta ise, onun aslında bağımlı olduğunun farkında olması ama yine de bu döngüden çıkamaması. Yaşadığı kazalar ve hastalıklar adeta birer uyarı gibi ama o an bunun bilincine varamıyor. Kitabın sonlarına yaklaşırken “acaba ne zaman toparlanacak?” diye merak ederek okudum. Ve o yeniden ayağa kalkma sürecine tanıklık etmek gerçekten çok etkileyiciydi. Uzun zamandır bir hayat hikayesi beni bu kadar derinden etkilememişti. Bence özellikle bağımlılıkla mücadele eden ya da bu süreci anlamak isteyen herkesin bu kitabı okuması gerekiyor. Böylesine zor bir geçmişten çıkıp başkalarına umut olmaya çalışması ise gerçekten takdire şayan.
Beynimdeki DüşmanYücel Kuran · İdeal Kültür Yayıncılık · 202569 okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.