ZEHİRLİ GÖLGE - BÜŞRA BALÇIK
“Tüm kırık kalpler, açılan yaralar yüzünden kanar. İşe yaramaz kanaması dinsin diye söylenen yara bandı misali basit kelimeler. İhtiyacı olan tek şey, ona benzeyen bir ruh tarafından sevilmektir. Böylece tamamlanır yapboz; ruhla beden, geceyle gündüz, Zehir ve Gölgesi gibi.”
Merhabalaar, aksiyonu bol bir seri ile geldim. Sıkı tutunun ajanlar, olaylar sizi bekliyor. Unutmadan söyleyeyim yetişkin içerik arkadaşlar.
Ailesi küçük yaşta katledilen ve intikam yemini ederek MAİT’in en acımasız infazcı ajanlarından birine dönüşen Zehir (Damian King), karanlık geçmişinin içinde tek teselliyi çocukluk aşkı Nisan’ın gözlerinde bulur. Ancak Nisan, onun tarafından reddedildiğini sanarak ülkeyi terk eder ve yolları yıllarca ayrılır. Altı yıl sonra kader, bu reddedilişin ardındaki büyük sırrı ortaya çıkarırken ikisini anlaşmalı bir evlilikte yeniden bir araya getirir.
Büşra Hanım’ı uzun süredir takip ediyordum, kitabıyla tanışmak sonunda nasip oldu. Zehirli Gölge, benim okumayı sevdiğim tarz bir eser bu yüzden konuya ve evrene adapte olmakta hiç zorlanmadım. Yazarın akıcı kalemiyle birlikte sayfalar aktı gitti. Söylemeden geçemeyeceğim Vera Kitap’ın puntosunu çok beğeniyorum, okumayı kolaylaştırıyor.
Nisancığıma biraz değinmek istiyorum. Aşık kekim, ne yaparsa yapsın insan aşka yeniliyor işte. Kalp ağrısıyla ailesinden uzaklaşması ve kendi ayaklarının üstünde durmasını sevdim, güçlü bir karakterdi. Zehir’e karşı kendine engel olmaya çalışsa da sonunda kavuşmalarına çok sevindim.
Zehir’im, Damian’ım neler çekti bu adam gerçekten de şoklardayım. İnsanları zehirlemesi ve soğuk kanlı biri olmasına şaşırmadım, çocuk yaşta başına neler gelmiş çok üzüldüm. Sert biri olmasına rağmen Nisan’ın yanında yumuşamasını okumak çok keyifliydi.