8/10
·176 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 10:05
Uzun zamandır Annie Ernaux okumuyorum. Acaba aramıza bir mesafe girmiş midir diye endişe ile aldım elime kitabı. Her yazarın, her kitabın okurluk serüvenimizde bir “zamanı” vardır ya hani, ya da öyle olduğuna inanırız. Neyse ki düşündüğüm gibi olmadı. Daha ilk sayfasından itibaren kitap beni o bilindik atmosferin içine çekti. Neticede bu Annie Ernaux’nun kalemiydi. Alıştığımız Ernaux eserlerinden farklı bir kitap bu. Bu sefer kolumuzdan tutup tüm o eserlerinin arka planına, işin mutfağına götürüyor bizi yazar. Bu bir yazarın üretme günlüğü, ya da belki üretememe. Eserlerini ortaya koyarken ne kadar zorlandığını, düşünsel üretimin ne kadar sancılı olduğunu kaleme alıyor. Annie Ernaux gibi özkurmaca alanında üreten yazarların eserlerini okuyanlar en az bir kez aklından şunu geçirmiştir diye düşünüyorum: “ne var, bunu ben de yazarım”. Ama aslında öz kurmaca yazılması belki de en zor yazınsal türdür. Çünkü kendi içine, geçmişine, en travmatik anılarına bakabilme gücünü gerektirir. Marguariet Duras’ın dediği gibi : “insan yazdıklarından güçlü olmalıdır”. Bu kitapta dile getirdiği yazma zorluğuna eserlerinde de sık sık değinmiştir. Mesela annesinin ölümünden sonra yazmaya karar verdiği Bir Kadın’da kısacık hacmine rağmen kitabı bitirmesinin ne kadar uzun zaman aldığına değinir ve şunu söyler: “bana kitap ne zaman bitiyor diye artık sormayın”. Annesinin içinde yer aldığı tüm zamanları zihinsel olarak geri çağırmanın ağır yüküdür onu yavaşlatan. Kızın Hikayesi’ni yazabilmek için ise tam 50 yıl beklemiştir. Çünkü bu, belki de bütün hayatını değiştiren ilk gençlik travmaları ile yeniden yüzleşmek demektir. Hasılı, Ernaux’un yazınsal geçmişine şöyle bir göz atmış oluyoruz bu kitapta. Seni çok seviyorum Ernaux. İyi ki var oldun, iyi ki yaşadın, iyi ki yazdın ve iyi ki okuduk, seni çok seviyorum.
Karanlık AtölyeAnnie Ernaux · Can Yayınları · 202585 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.