·312 syf.····Okunma: 18 Mart 2026 00:00 Bambaşka duygular içererek okuduğum bu kitap aslında aşk değil de daha çok bazı insanların saplantılı, o olmadan yapamam diyen insanların türünden…
Ne çok acı aslında bir aşığa yer olmaması :(((
Her birinin ayrı ayrı hikayesi ile bir yerlere çağrılması aslında kalplerinin ,ruhlarının, bedenlerinin şifa bulmasına bir nedendi Saklıkuyu
Romanda aşkı öyle süslü cümlelerle değil, gündelik hayatın içine sinmiş yaralarla anlatıyor. İnsan bazen bir şehrin kalabalığında kaybolmanın, bazen bir cümlenin içinde kendini bulmanın ne demek olduğunu bu kitapla yeniden hatırlıyor.
Aşıklara Yer Yok;
• Yalnızlığa dokunan,
• Kırılgan ama samimi,
• Sessiz ama güçlü,
• Sanki okuyanın kendi içinden geçenleri bilen bir metin.
Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun:
Bu sadece bir aşk hikâyesi değil; gecikmiş kararların, suskun kalbin ve insanın kendine bile itiraf edemediği duyguların romanı.
Son sayfayı kapattığında ise hafif bir iç sızı, ama garip bir ferahlık kalıyor:
*“Bazı insanlar kalbimize uğrar ama orada yaşamak için değil, bize kendimizi göstermek için…”*
Defne tam da bu esnada Orhan’ın karşısına çıkması gerekiyordu:)