inceleme yazmayı hiç beceremiyorum ama tutamadım kendimi. çok keşfedilmemiş kitapları okumayı da çok seviyorum, popüler olanlardan daha çok keyif veriyor.
kitap gerçek bir yaşam öyküsü daha doğrusu dramatik aşk öyküsünü anlatıyor.
12. yüzyılda bu dünyadan gelip geçmiş iki kişi. böyle çok çok geçmiş zamanlarda yaşayıp da onlara dair izleri okuyabilmek inanılmaz bir zevk veriyor bana. 8 puan verdim çünkü sevmediğim birkaç kısmı oldu, kitap bile olsa bazen dört dörtlük olamıyor, neticede beşeri bunlar da.
spoiler vermemeye çalışarak söyleyeyim, iki karakterimiz var, biri Abelard diğeri Heloise. 1116 yılında Abelard 37, Heloise 17 yaşında (çevirmen ise Abelard’ın 40, Heloise’nin 22 olduğunu söylüyor) tanışıyorlar. açıkçası yaş farkının bu kadar çok olması pek hoşuma gitmedi ama hayatta böyle gerçekler var. sonrasında birtakım şeyler yaşanıyor ve 1119’da bunlar birbirinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. biri manastıra kapanıyor biri rahibe oluyor. yıllar sonra 1132’de bir şekilde mektuplaşmaya başlıyorlar ve günümüze kadar 7 tane mektup ulaşıyor. kitabın yazarı Ronald Duncan kendince yorumlayarak (orjinal mektuplara dokunmuyor) bu mektupları tiyatro şeklinde kaleme alıyor (aslında sadece mektupları yazmış diyebiliriz) ama ek olarak 7 mektubu, Abelard ve Helosie’ye uygun olacak şekilde kendince 12’ye tamamlıyor ve kitapta da bu 12 mektup yer alıyor. ama ben 7’den sonraki yazarın yazdığı mektupları beğenmedim. çünkü yazan kişi Abelard ya da Heloise değildi. ne kadar okumuş, üstünde düşünmüş olsa da onların hissettirdiği gibi hissettiremezdi zaten. o yüzden sadece o 7 mektubu yazıp bıraksaydı daha tatlı olabilirdi. kitabın bitişini o yüzden sevemedim. 1142’de Abelard (63), 1164’te Heloise (63) ölüyor (çevirmen 61 yaşlarında olduklarını söylüyor) ve 1817’de Paris’in ünlü Pere Lachaise anıt mezarlığında mezarları birleştiriliyor. hatta o zamanlar Abelard’ın bestelenmiş şiirleri söyleniyormuş ve Hristiyanlık felsefesi üzerine eserleri varmış. hala da mezarlarının ziyaret edildiği söyleniyor. hayat hikayeleri hakkında daha fazla bir şey söylemek istemiyorum, okumanız benim yazımdan daha etkili olur.
kitapta ise ilk 7 mektuptan sonra yazarın yazdığı 5 mektup yer alıyor. hatta mektuplara başlamadan önce Abelard ve Heloise’nin kronolojik yaşamından bilgiler veriliyor ve çevirmen ile yazar tarafından da kısa bir şekilde hayatları anlatılıyor. bu kısımlar güzeldi ve tanımak için yeterince bilgi verilmiş kitapta.
böyle gerçeğe dayanan kitaplar daha kıymetli oluyor bazen, sıkıcı değil bir oturuşta bitebilecek bir kitap. ikisinin edebi dilleri de gerçekten güzeldi sadece bazı düşünce tarzları ve ifade biçimleri hoşuma gitmedi, yazsalarmış eğer güzel eserleri çıkabilirmiş.
umarım siz de seversiniz, ilgililerine duyurulur. iyi okumalar.