Yaşar Kemal’in Hüyükteki Nar Ağacı romanı, 1950’li yıllarda Türkiye’de tarımda makineleşmenin (traktörün girişi) yarattığı sancıları ele alır. Yüzyıllardır süregelen ortakçılık ve rençberlik düzeninin çöküşüyle birlikte, geçim kaynaklarını kaybeden köylülerin yaşadığı derin çaresizlik işlenir.
Hikaye, kıtlık ve işsizlik yüzünden köylerinden ayrılıp Çukurova’ya "ekmek kavgası" için inen dört köylünün (Memet, Yusuf, Aşık Ali, Memet Çocuk) etrafında döner. Karakterler yol boyunca hem doğanın sertliğiyle hem de kendi iç dünyalarındaki umut ve hayal kırıklıklarıyla yüzleşirler. "Hüyükteki Nar Ağacı" ise bu zorlu yolculukta ulaşılmak istenen ancak ulaşılamayan, efsanevi bir umudu ve bereketi simgeler.