·272 syf.····Okunma: 27 Mart 2026 08:23 Yaşattığını Yaşa, yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu. Klasik bir hikâye kitabı değildi; daha çok duyguların ve düşüncelerin ön planda olduğu, insanı kendi içiyle yüzleştiren bir kitaptı. Özellikle bazı satırlar, sessizce içimi konuştu. Alıntılar beni bu yüzden çok etkiledi:
• Kim ağlıyorsa ağlasın; ben ağlarken kimse benim gözyaşlarımı silmedi. Ben neden kalkıp birilerine zaman ya da emek veriyorum? Ben kimin arkasından durduysam, hepsi üstüme yıkıldı. Ayağa kalkarken, beni altlarında eze eze kalktılar… beni kaldırmayı unuttular. Kimin yarasına merhem olduysam. Hepsi iyileşip yollarına devam etti. Ben kimsenin doktoru ya da merhemi değilim; zamanında oldum, olmadı. Şimdi kimse benden merhamet beklemesin.
• Bu hayatta, zorluklara karşı seninle birlikte yürüyecek insanlar gerek sana. Yan yana, tadını çıkartacak; bu ister dostun olur, istersen arkadaşın, ister sevgilin. Yanında yürüyüp bu dünyaya beraber kafa tutuyorsan, işte o gerçek ailendir. Ve aile olmak için kanından almasına gerek yok; arkadaşın da ailen olabilir, dostun da, sevgilin de, evindeki evcil hayvanın da… Sonuç olarak aile olmak demek, birbirini kollamak demek, bir olmak demek.
• Unutma! Gözyaşımın ahı sensin.