·1552 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mart 2026 12:26 Bazı kitapları okurken bazı şarkılar, melodiler gelir aklıma. Bu kitabı okurken de Rodrigo’nun gitar konçertosu geldi aklıma.. Sanki Edmond’un şarkısı o şarkıymış gibi ; hüznünü, o merak ettiğim solgun yüzünü, kasvetli ve sert ifadeli yüzünün güzelliğini sanki bu şarkı anlatıyordu bana ve ardından gelen klasik müzikler ..Şimdi incelememi yazarken fon da çalıyor.. Her ne ise ..
Ben ne okudum arkadaşlar..? Nasıl güzel bir roman nasıl unutulmayacak olan bir karakterdin sen Edmond…Martin’den sonra okuduğum (Martin Eden) en iyi karaktersin çok net söyleyebilirim.. E Tabi bizim edebiyatımız da “İnce Mehmed”’im seni de unutmadım bilesin :)
Her bir sayfası üzerinde düşündüm her bir paragraf üzerinde .. Onlar nasıl paragraflardı boydan boya çizdiğim.. Geri döndüm okudum geri döndüm bir daha okudum. 356. Sayfa da roman benim için tekrar başladı. Bundan sonrası ismleri not alarak devam ettim böylece ilk cilt bitmiş oldu.
Bazı kullanıcı isimleri görürdüm Edmond Dantes diye. Hiç merak edip bakmamıştım kim diye, meğer o bir efsaneymiş, kült bir esermiş. Şimdi tüm o Dantes’lere selam olsun :))
Bazen kitap okumanın dizi veya film izlemekle aynı şey olduğunu düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın elbette kitabı en iyi kitabın kendisi anlatır , film kitabın duygusunu çoğu zaman vermez. Burda kasdettiğim şey Bir kitabı bitirmek bazen bir filmin sonuna gelmekle aynı hisleri içeriyor bende. Bütün kitaplar için diyemem bunu ama bu kitap için döyleyebilim.Ben kitap değil de sanki film izledim arkdaşlar. Yani film izler gibi kitabı okudum .Gözümde canlandı sanki o sahneler bunu anlatmak istedim .
O kadar çok alıntı yaptım ki belki de bu kitapla kendi alıntı rekorumu bile kırmış olabilirim :)
Hele o yüzleşmeler, spoiler vermemek adına yazmak istemiyorum çünkü yazarsam her şey sökülüp gelecek :)Bazı yerleri de bir o kadar üzdü beni bknz 615. Syf da bittim :( (2.ciltte)
Masum, tertemiz gözleri ışıl ışıl parlayan bir adamı henüz 19 unda , üç tane gözünü hırs nefret , kıskançlık bürümüş herif tarafından haince bir mektup yazılarak Napolyon yanlısı casusluk yapmak iftirası atılarak en güzel günü olan Nişan gününde tutuklatıp İf Şatosuna gönderilmesinin ve burada geçen 14 yılını , adeta bir hiç uğruna geçen 14 yılını heba edenlerce geçiren Edmond’un nasıl Monte Cristo Kont’una dönüştüğünü okuyacaksınız ! Ve orası Edmond’un kaderinin dönüşeceği yerdir aslında . Onun en büyük şansı Rahip Faria’ydı..Sen olmasan M.K.K u olmazdı sevgili rahip.. Roman burdan başlar arkadaşlar yani benim deyimimle 356. Sayfadan sonra .
“Her felaketin iki ilacı vardır : Zaman ve sessizlik..”
“Hayır, yaşamak, sonuna kadar mücadele etmek, elimden alınan mutluluğa yeniden kavuşmak istiyorum!”
Şimdi bu kitabın filmini araştırıp izlemek istiyorum.. Peki ben bu kitaptan sonra hangi kitapla teselli bulacağım onu da bilmiyorum … Bir süre senin etkindeyim Edmond..Böyle de olmalı bence.. Kitaplsrı hunharca okumayı sevmiyorum bir süre etkisi altında kalmayı seviyorum .. Sanırım 2026 mın en iyisi sen olacaksın gibi görünüyor ..
Söylemek istediğim o kadar şey var ki , bana 1000K da yetmez klavye de yetmez . O yüzden iyisi mi siz bu kitabı okuyun.. OkuyanSes söylemişti dersiniz:)
Herkese keyifli okumalar , sevgiyle kalın !