Öncelikle yazarımız 35 yaşında vefat etti, Allah rahmet eylesin demek istiyorum. Müslüman'ım ben aklıma başka dua, temenni gelmiyor.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum kitabının devam kitabı gözünden bakılınca hâlâ psikologu yanlış yönlendirdiğini düşünüyorum. Bu konuda herhangi bir uzmanlığım yok elbette ama en azından bu konuda da kızı haklı çıkaramazsın dediğim çok yer oldu. Egosunu çok beslediğini düşünüyorum. Bilemiyorum belki de bizim genelde dobarla bırakma kendini felsefemiz her yerde yüzümüze vuruluyor diye böyle hissetmiş olabilirim ama yazarın mükemmelliyetçi, başarı odaklı ve bu uğurda sevgilisiyle bile yarıştığı ruh halini onaylaması bana pek sağlıklı gelmedi.
Kendimizden yer yer meseleler görebileceğimiz güzel bir kitap. Maalesef 21. yy hepimizde aynı sorunlar, korkular, endişeler oluşturduğu için nereye baksak kendimizin bir benzerini görüyoruz. Bence başlıkta da dediğim gibi çok da şey yapmamak lazım. Yani her şeyi çözemezsiniz, her şeye yetişemezsiniz, herkesle yarışamazsınız. Koşullarınızın uyuşmadığı insanlarla yarışmanın anlamı yok. Mevcut durumunuzla yüzleşin, potansiyeliniz üstünde çaba gösterin ama asla kendinize eziyet etmeyin. Kendi hayatınıza odaklanınca endişeleriniz de yok olacak. Başkalarına bakmayı bırakın. Her sorununuzda pencereden dışarı bakın kıyamet kopmuş mu diye, elinizi kalbinize götürün atıyor mu diye... Kıyamet kopmadıysa ya da kalbiniz durmadıysa sorun yok, biraz dinlenin ve devam edin. Çok özel ve biricik olduğunuzu unutmayın, kimseye tepeden bakmayın ve kendinizi kimseden aşağı görmeyin. Bitti, bu kadar. Dünya bu kadar çünkü.