(spoiler içeriyor)
sonunda kaçakçılık oyunu bitti. cidden o kadar karmaşıktı ki, okurken yavaşlamak zorunda kaldım ama oldukça heyecanlı ve sürükleyiciydi. bu seriyi sevme sebebim sanırım akiyama’nın hercule poirot’a benzemesi kesinlikle. mangayı okurken her sayfada agatha christie okuyormuşum gibi hissediyorum.
neyse, yokoya patladı. oyundan en yüksek parayı o alsa bile akiyama’nın zekasına dur diyemedi ehehehe. kuzey ülkesinden üç hain ile güney ülkesini tamamen kurtardı ve nao ile beraber borçları kendi üstüne alarak dördüncü oyunlara gitmek için müracaat ettiler tabi cilt sonunda nao’nun yaptığı blöf sayesinde parayı alıp çekilmek varken yokoya’da sıradaki rounda katıldı. ha bir de ikinci ciltten beri bizlerle olan trans ablamız var. nao’yu sürekli kekleyip duruyordu, biraz insafa gelmiş gibi hissettirdi artık yokoya’ya karşı bizimkilerin yanında olacak gibi duruyor bakalım. biraz garip ama alıştım artık kendisine.