Kitap, Osmanlı zamanında eşinden dört yıldır haber alınamayan bir annenin iki çocuğu ile beraber yaşamını, sonra akrabası Kara ile yaşadığı aşkı, daha sonra dönemin padişahı tarafından yapılması istenen gizli bir kitabın nakkaş ve hattat konusunu, aynı zamanda nakkaşlardan birinin esrarlı bir şekilde öldürülmesi ile cinayet olayını anlatır.
Kitabı uzun bir sürede ancak bitirebildim. Hatta ilk elli/yüz sayfayı okurken bırakmayı düşündüm zira içindeki anlam bağını kuramadım. Ancak ilerleyen sayfalarda kitaba ısındım.
Kitabın dili farklı bir üslupla anlatılmış. Zira Sanat, aşk, ölüm, evlilik, mutluluk gibi konu ve nesneleri (hatta kitap kahramanlarını) kendi diliyle anlattığı için kitaba güzel bir hava ve heyecan katmış.
Gel gelelim naçizane küçük bir eleştiriye; kitapta ayetlera, sık sık Peygambere ve Kur'an'a atıfta bulunulmasına rağmen, Kara ve Şeküre arasındaki aşkı anlatırken bel altı (cinsel yönü) olayını çok şehvetle ve canlı aktarmış. Tamam aşkı anlat fakat bu denli şehvetli anlatmana gerek yoktu. İlla anlatacaktın o zaman ayet, Kur'an, peygamber'den hiç bahsetmeydin. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamadım.