·256 syf.····Okunma: 29 Mart 2026 13:13 Gazeteci - yazar Taha Kılınç' ın hayatı pahasına Doğu Türkistan'a yaptığı seyahatten bahsediliyor. Öncelikle yazarın bu cesaretine hayran kaldığımı söylemeden geçemeyeceğim . Neredeyse her dini emare taşıyan şeyin yasak olduğu bir bölgede 8 gün kalmak ve bu sürede farz olan ibadetlerin dahi zor şartlarda yerine getirmeye çalışmak Çin baskısının gerçeğini gözler önüne seriyor. Bir zaman önce Uygur arkadaşım vardı ve ailesi ile görüşmek için bizim kullandığımız uygulamayı kullanmıyordu. Çin yönetiminin onları takip ettiğini bu yüzden telefonda çok uzun süre konuşamadığından bahsetmişti.Kitaba başlarken o arkadaşım geldi aklıma , şuan görüşmüyoruz ama umarım durumu iyidir.
Her sayfasında kalbim ağrıdığı için kitabı okumam zaman aldı. Sürükleyici ve sonraki her adımında heyecan dolu bir kitap. Fakat yaşanılanların gerçek olması ise çok büyük acı. Cami minarelerinin tıraşlanması,oruç tutmaya izin verilmemesi, bayramların yaşanamaması,türbelere girişin yasak olması, tesettürün artık yok olmaya başlaması , erkeklerin sakalını uzatamaması , camilerde namaz kılınamaması ve camiye girmek için yaşlı olunması gerekmesi, yaptığın her hareketin adım adım izlenmesi ve bu duruma karşı gelen Uygurların eğitim kamplarına gönderilmesi... Eğitim kamplarında mahremiyetin olmaması ve gusül abdesti almaya müsaade edilmemesi... Dirilerine çektirdikleri yetmiyormuş gibi mezardakilerin dahi kemiklerini yok etmeye çalışarak bir miletin tarihi silinmeye çalışılmış. Camiler, mezarlıklar yıkılarak yerine otopark yapılmış. Bu olanları okurken biz ne kadar rahatız diye düşündüm. Çok rahat bir şekilde camiye gidebiliyoruz, ibadetlerimizi yapabiliyoruz. Ne kadar da özgür bir ülkede yaşıyoruz fakat kıymet bilmiyoruz. Ezanı duyabilmek ne büyük nimet oysa...
Onlarca yer gezip de neden daha önce buraya gelmedim diye kendine soran yazar buna eskilerin sözüyle karşılık vermiş:
-" Her şeyin bir vakt-i merhunu vardır. "
Yazar bu yolculuğu Allah'ın yardımıyla tamamladığını vurgulamış. En son Türkiye'ye döndüğünde Süleymaniye Camiinde şükür namazı kıldığı kısımda ben de derin bir nefes aldım. Yazar, eksik parça kalmasın şahitliğimizi en doğru şekilde yapalım diye günlük tutmuş, fotoğraf çekmiş ve bunları e- posta adresine yedeklemiş. Büyük bir özveri ve emek ile yazılan bu yapıt okunmalı, okutulmalı.Allah Taha KILINÇ'dan razı olsun Vesselâm...