2/10
·521 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 02:31
Kendimi bildim bileli çok popüler olan dizilere, filmlere ya da kitaplara karşı hep önyargılı olmuşumdur ve önyargımın kırılacağı zamanı bekler, o ana kadar harekete de geçmem genelde. Bu okuduğum serinin ilk kitabı da her yerden karşıma çıkmayı başarabilen bir kitaptı. Bu kitap için önyargımın kırıldığı nokta ise sosyal medyada içerik üreten bir kızın videosunda konusunu dinlediğim an oldu. Ve merak ettim. İlk birkaç sayfasını okuduğumda güzel bir fantastik seri olabileceğini düşünmüştüm fakat okumaya devam ettiğimde benim için öyle olmayacağını kısa sürede anladım. Neden bu sonuca vardığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Merak etmeyin herhangi bir spoiler içermeden kendi düşüncelerimi paylaşacağım. Beni en çok rahatsız eden nokta kesinlikle kitapta yer alan betimlemelerdi. Karakterin nasıl bir evrene uyandığından ziyade duygularını düşüncelerini; olayı ve konuşmaları bölecek ve hatta önüne geçecek seviyede betimleme okumak beni bir hayli yordu. Yazarın kaleminin çok başarılı olduğunu söyleyebilirim gerek betimlemeler içinde yaptığı benzetmeler ve kullandığı sözcük seçimiyle fakat 500 sayfa fantastik kitap okumak yerine 300 sayfa betimleme okudum ki bu fantastik kitaptan beklediğim etkiyi alamama sebep oldu. Ayrıca kitaptaki gelişmeler ve ilerlemeler minimum düzeyde iken kitabın içinde boğulmamak elde değildi. Serinin kitap sayısının fazla olmasındansa kitabın kurgusunun daha yoğun akıcı ve sürükleyici olmasını tercih eden biriyim. Belki de bu seride bir satış stratejisi olarak düşünülüp kurgu sakız gibi sündürülmüş olabilir. Beni en çok rahatsız eden ikinci bir nokta ise karakter gelişimi ve karakter ilişkileri oldu. Bir gün uyandığınızda olduğunuz dünyadan çok farklı bir dünyada uyandığınızı ve kimseyi tanımadığınızı üstelik yabancı bir adamla aynı evde olduğunuzu fark ettiğinizi düşünün. Nasıl bir tepki verirdiniz? Muhtemelen hepimiz delirdiğimiz düşünür ailemizin ne kadar endişelenebileceği konusunda tedirgin olup yabancı bir adamdan çok huzursuz olurduk ama karakterimiz gerçekçi bakış açısının yanında onun tepkileri normal kalıyordu. Ailesi hakkında günler sonra geliyordu. Yabancı ile aynı evde uyandiginda çocuğun yüzüne, vücuduna bakma yüzdesi korkma yüzdesinden çok daha yüksek olabiliyordu. İlk andan beri karakterlerimizin liseli ergen gibi argolarla atışmaları gözlerinin önündekileri görmek yerine “nasıl olabilir ya” deyip sormaya devam edip aylak aylak gezmeleri beni bir hayli sinir etti. Aşkları bana aşkmış gibi de hissettirmedi eğer bu çekim nefretten aşka dönüşecekse bile ergen cringe konuşmalarla olmak zorunda değildi. Baktığınızda diğer yan karakterlerin de baş karakterlerle aynı düzeyde ilerlediğini olayları ciddiye alma seviyelerinin düşük olduğunu sanki bir şakanın içindeymiş gibi davranmaları yeterli duygu durumunu hissetseler de hareketleri ve davranışları ile yansıtmamaları beni bir şekilde kurgudan uzaklaştırdı. Kısaca benim fantastik romantik ve kurgu anlayışıma hitap eden bir kitap değildi. Okuyup çok da beğenenlerin olduğunu biliyorum. Sonuç olarak kitap okumak da seçmek gibi bir zevk meselesi. Tüm bunlardan sonra söyleyebilirim ki genel olarak baktığımda seriye devam etmem için bir sebep bulamıyorum. Maalesef düşük bir puanla seriyi burada bırakmak istiyorum çünkü merak ettiğim ve daha yüksek potansiyele sahip olduğunu düşündüğüm bir çok kitap beklerken bu seriye devam etmem onlara haksızlık olur. 
1000Kitap
İçi̇nde Bi̇r SenBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20213,965 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.