·224 syf.····Okunma: 29 Mart 2026 16:57 Okuduğum en ağır romanlardan biri diyebilirim, bana en ağır gelenlerden. İç monologların ve betimlemelerin faza olduğu bir kitap.
Kendi zihnimiz nasıl gün içinde bir konudan başka bir konuya atliyorsa, en ufak bir şeyde nasıl aklımıza başka başka anılar, yaşanmışlıklar geliyorsa kitapta da bunlar sıkça yer alıyordu. Konular aynı bu şekilde sırası olmadan akıp gidiyordu.
Bundan dolayıdır ki kitap bana çok ağır gelmiş olabilir diye düşünüyorum.
(SPOİLER)
Kitabın başkahramanı, Alex, ellisine yaklaşmış belkide geçmişte olabilir eski bir tiyatro oyuncusu. Kendisi çocukluğunu yaşadığı, annesinin eski evine doğru yola çıkıp orda anılarını hatırlayarak, geçmişi şimdiyi ve geleceği zihninde harmanlayarak bize aktarmaya, anlatmaya çalışıyor. En sonunda aldığı kötü haberle,
(SPOİLER) kızının öldüğü haberini alınca eşinide alıp tekrardan kendi evine gidiyor ve kitapta burda bitiyor.
Not:
Okumak isteyenler, kitabın içinde iç monologların, betimlemelerin çok olduğu ve belirli bir olay akışı olmadığını söylemek istiyorum. Bunları bilerek okuyun.