Kabul ettim. ‘’Ama kahvelerin parasını ben ödersem.’’ Her şeyin karşılığını vermek zorundaydım. Hemen durum eşitlenmeliydi. Kimseye gebe kalmamalıydım. Bir yemek bile ısmarlamamalıydı kimse bana, ödeşmeliydik anında.
İyi bir eser seçmişsin sevgili İrem. Altı Harfli Bir Tatlı, Şermin Yaşar’ın hikâyelerinde görülen toplumsal baskı, Şerif Mardin’in “mahalle baskısı” kavramıyla açıklanabilir. Aslında birey, çevresinin beklentilerine uymak zorunda hisseder ve farklı davranışlar sergilemekten kaçınır. Psikolojik olarak bu durum, bireyin kendi duygularını bastırmasına ve içsel çatışma yaşamasına neden olur. :) İyi okumalar, sevgili İrem...