hakikat Kitabevi
Bir gün Cenâb-ı Peygamber "Aleyhissalatü vesselam" kuma bir çizgi. Yani toprağa. Yanına bir çizgi daha çizdi. Onun yanına bir çizgi daha çizdi. Kaç oldu? Üç. Temsilen buyurmuş mübarek. Temsilen anlatıyorum. Bu birinci çizgi insan. Bu ikinci çizgi ölüm. Bu üçüncü çizgi de Tûl-i emel. Şimdi insanlar hiç eceli hesaba katmaksızın bu Tûl-i emele kavuşmak için koşarlar. Ama ecel de onlarla beraber. Yani ecel arkada, orada, ortada. Tam o yakaladım derken ecel der ki bir dakika sıra bende. Dolayısıyla akıllı olmak lazım. Akıllı olmak lazım. Göz görmek için nasıl ışığa muhtaç ise dinimiz de faydalı olmak için, dinimiz de bizi hem dünyada hem ahirette korumak ve kurtarmak için akla ihtiyacı vardır. Akıl. Akıl ışık gibidir. Göz ışık olmazsa işe yaramadığı gibi eğer akıl yoksa dinden de hiç fayda elde edilemez. Peki akıllı kim? Biz acaba akıllı mıyız, değil miyiz? Onun ölçüsünü de yine Peygamber Efendimiz "Sallallahü aleyhi ve sellem" koymuşlar. Ne buyurmuşlar? İçinizde en akıllı Ebu Bekir Sıddık'tır "Radıyallahü anh". En akıllı. Çünkü o yürüyen bir ölü gibidir. Her şeyini hazırlamış, hiçbir telaşı yok. Böyle ahiretten gelmiş gibi yaşıyor. Onu sevenler, hiç umurunda değil. Çünkü o istikametini belli etmiş. *ENVER ÖREN* (Rahmetullahi aleyh) *1939 – 2013* *Hakikat Kitabevi* hakikatkitabevi.com
Alıntı
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.