Saç Örgüsü benim için sadece bir hikâye değil, üç farklı kadının hayatına dokunup içimde bir şeyleri sessizce değiştiren bir yolculuk oldu. Laetitia Colombani o kadar sade ama bir o kadar etkileyici anlatmış ki, okurken kendimi onların yerine koymamak mümkün değil.
Farklı coğrafyalarda, bambaşka hayatlar yaşayan üç kadının aslında aynı duyguda buluşması… en çok da bu vurdu beni. Güçlü olmak bazen sesini çıkarmak değil, pes etmemekmiş gibi hissettirdi. Her birinin hikâyesinde ayrı ayrı durup düşündüm; “ben olsam ne yapardım?” diye.
Kitap bittiğinde içimde hem bir hüzün hem de garip bir umut kaldı. Sanki hayat ne kadar zor olursa olsun, bir yerden birbirimize bağlıyız ve bir şekilde devam edebiliyoruz gibi… Kısa ama etkisi uzun süren bir kitap oldu benim için. Kesinlikle “iyi ki okudum” dediğimlerden.