Stepford Kadınları'nı sevgili Kitap Aşığı ile birlikte okuduk, incelemem sizlerle
Ira Levin ile tanışma kitabım olan Stepford Kadınları, beklediğimden çok daha derin ve rahatsız edici bir atmosfer sundu; yazarın 1970’lerin o "kusursuz" banliyö hayatını bir korku ögesi haline getirme becerisi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Gereksiz betimlemelere boğulmayan sade ama keskin dili sayesinde sayfalar su gibi akarken, kadın kimliğinin kalıplara sokulmasını ve tüketim toplumunu hedef alan sert toplumsal eleştirisi hikayeyi sadece bir gerilim romanı olmaktan çıkarıp zamansız bir klasiğe dönüştürüyor. Ana karakter Joanna ile birlikte adım adım tırmanan o tekinsiz paranoya hissini iliklerinize kadar hissediyorsunuz; az kelimeyle bu denli büyük bir huzursuzluk yaratabilen Levin’in bu duru tarzına bayıldım ve diğer eserlerini de kesinlikle radarıma aldım.