Son Nefese Kadar
Merhaba, hissedenler.
Ne badireler atlattık, ne badireler! Yazarımız, inatçılığın kitabını yazmış.
Kimi zaman tahminimde yanılmadım, ama çok şaşırdım. Çok güzel bir duygu! Yazarımız bizi biraz ağlattı, biraz yıprattı.
İnatçı bir kızımız var,
kıskanç bir adamımız var.
Bir inat uğruna ne kadar ileri gidebilirsiniz?
Aşk, kıskançlık ve inat, olmazsa olmaz üçlü! Bir arada okumaya ne dersiniz?
Aşırı derece sarıyor, bir yandan bitmesini istemezken, bir bakıyorsunuz ki sonlara yaklaşmışsınız, "ne ne ara?" diyorsunuz, ama artık olan olmuş, siz kitabı bitirmiş oluyorsunuz.
Çalıkuşu , beni bu kitapla buluşturduğu için çok teşekkür ederim, iyi ki okudum, iyi ki seni tanıdım, canım!
Veee
@ilknur_yaylimates yazarımıza teşekkür ederim, bizi bu güzel şaheser ile buluşturduğu için, yazdığı için, benimle olan samimi konuşması için, duygularımızın ortaklığı için, destekleri için... İyi ki varsınız, kaleminiz daim olsun .
Evet, şimdi kitabımıza geri dönelim. İlk başta Mısra ile tanışıyoruz, ama ne tanışma! Sonrasında geriye hızlıca bir dönüş yapıyoruz, yaklaşık dört buçuk ay önce, farklı kişiler, farklı hayatlar görüyoruz ve sonrasında bunların mükemmel bir bütününe ortak oluyoruz. Siz daha önce birini görmeden hayal ettiğiniz kişi ile karşılaştınız mı? Cesur karşılaştı ve onun elini bırakmadı, çünkü Kızılı öyle istedi, sözünü tuttu, adamımız...
Biri hayaline kavuştu, biri yüzünü bile görmeden sesine vuruldu, ona güvendi...
Bir staj meselesinde, "ne olabilir ki?" demeyin, başımıza dert oldu, ama tatlıya bağladık, hayran kaldık.
Aşk nedir? Bizimkilerden size bir alıntı bırakıyım:
"Aşk zinciri kopmuş serseri mayınlarla dolu, uzun bir yol hanımefendi. Ya güvenli tarafı seçip o yolda girmekten vazgeçersin..."
"Yolu seçiyorum."
"Ben de."
"Korkmak, belki en iyi olandır."
Herkesin tanımı aynı olmayabilir, herkes aynı düşünmeyebilir, ben bu ikiliyi çok sevdim, bazen çok kızdım, bazen yıkıldık, dağıttık, topladık, hemen hemen her şeyi yaptık. Eksik var mı diye sorarsanız, bence yok...
Devamı yorumda
#calikusuluukitaplarr #sonnefesekadar #bookstagram
Taçsız Tahtsız Bir Aşk Krallığı...
Nasıl yani?
Biri kralice Red Queen,
diğeri Kral .
Siz bu tatlı inatçı Kızılımız ve Kıskaçlığı başına dert olmuş adamımızla tanışmak ister misiniz?
Emir ve Tena...
Başlangıç olarak ikisini de sevdim, ama Emir bizi çok şaşırttı, bu arada ters köşe de yedik, hem de ne ters köşeler... Neyse, Emir'e çok ayar oldum, yeri geldi Cesur'a da ıhım... Neyse, kendisi çok pişman oldu, ama hata işte, herkes yapıyor, bununki hatadan çok kendisinin de dediği gibi ahmaklık.
Tena, kıyamam kuzum, benim, kendisini çok severim, kızımız var, Alya, onu da çok seviyorum, en masum, biricik kızımız...
Bir düşmanlık var, 11.11 meselemiz var, sonumuz oluyordu nerdeyse, ama kim bilir, en sonunda ne oldu .
Hani bazen bir suçu üstlenirsiniz ya, hiç suçunuz yokken her şey üstünüze kalır, ben bunu gördüm, dayanılmaz bir şeydi, haketmeyen yaşadı, gerçeği bildiği halde başkasının canı yanmasın diye kendi canının yandığını hissettiği halde sustu.
Hepsi harikaydı, hikayemizin asıl kötü karakteri hariç...
Diğer kötü karakterde kötüydü elbet, ama kimse asıl kötü kadar olamaz. Onları sevdin mi? Şahnaz'ın son düşüncesi beni mutlu etti ama onu da sevmedim tabiki.
Ah, bir de sevip susan biri var, yasak diye söyleyemeyen, ah, her şey onlarla başlamış...
Herkesin canı yandı, benim de, ama ayaktayız, buna da şükür.
Kıskançlığın dozunu iyi ayarlayalım lütfen, yoksa sonrasında başıma neler gelir bilemeyiz, özellikle erkekler dikkat etmeli bu konuda .
Cesur'u görün, tanıyın, bilin, ona göre hareket edin, siz Cesur'un yaptığını yapmayın, o fazlasıyla abarttı...
Ve inatçı keçi, ay yok, ona bir şey diyemiycem şimdi, çok seviyorum, çok... Kısılım canım, Red Queen'im, seviliyorsun...
Mısra, bizi çok uğraştırdun, be güzelim, ve sonunda sen verdin bize istediğimizi, nasıl da çaktırmadın, ama helal sana...
Enes, seni pek tanıyamadık, ama seni de sevdim, yakışıklı .
Batı baba, Cansu .
Ve çocuklar, siz her türlü severim ben, tatlı minnoşlarım, iyi ki varsınız .
Bahsetmediğim kaldı mı? Hatırlayamadım, ama sevilenler kendini biliyor artık, bahsetmediğim varsa affola...
Bu arada kızımız bir hacker onu da unutmayalım
Benim için çok güzel bir maceraydı, hep de öyle kalacak, favorim bu arada, gerçi anlamışsınızdır, ama yine de söylemeden geçmek olmaz .
#kitapalıntıları
'Ölüme uçarken elini tuttuğum adamım.'
kıskançlığım, en deli sayfasıydı karanlığımın.
(Kral)
Kader kalbine fısıldadı, bana geldi adımların.
(Kral)
Cesur'un ruhunda karnaval sevinci koptuğunu anlamamıştı.Yol bitene dek defalarca defalarca o minik sevgi notunu okudu Kral.
"Kalbimi kalbinin içine bıraktım."
diye yazmıştı Mıra.
"Sen buna ayrılık diyemezsin."
"Beni görür görmez bilinçzizliğe geri kaçtı abi. Ölürse peşinden gitmezsem namerdim."
Gitmek mi zordu kalmak mı? İki farklı ölüm kurgusu...
"Ne her duyduğun doğrudur ne her gördüğün gerçektir."
Ne sen ne de sensizlik illeti
En büyük dert,
Hayatın devam etmesi.
(Kızıl)
Hayatın darbelerinin kirli izleri, yıllar geçse de insanın ruhunda leke bırakıyordu.
Bir kalp sadece bir ismi bekleyerek atabilir mi?
Keşke be Kızıl. Keşke. Hayalin dahi olsa bekliyorum seni. Ama ne bekleyiş! Son nefese kadar...
"Kendi yapman gereken işleri bir başkasına ihale etmeye çok alışmışsın. Haddini bil. O ameliyata gir ve yaşa! Anladın mı? Delirtme beni! Saatini de oğluna kendin tak."
Belki bir sayfası daha var aşkın
Kaderin kalemi elinde mi ki?
Son noktayı sen koyasın...
(Kızıl)
"Dön bana, sırılsıklam özetme sevgilim."
"Kalbimin her yerindesin."
"AŞK BLÖF YAPMAZ. HEP AFFEDER. YOKSA YAŞANAN DA AŞK DEĞİLDİR, ABİM."
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202644 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.