Yazarın birçok kitabı olduğunu biliyorum, ancak ne yazık ki çoğu dilimize çevrilmemiş. Bu kitabı elime aldığımda kapağına bakarak sürükleyici bir polisiye gerilim okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat ilk sayfayı açtığım anda karşıma şiirsel bir anlatım çıkınca, kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım. Polisiye ile şiirin iç içe geçtiği bu tarz, benim okuma zevkime çok hitap etmedi.
Kitap akıcıydı ve oldukça kısa sürede bitti. Buna rağmen anlatımın şiir formunda olması, hikâyeye tam olarak bağlanmamı zorlaştırdı. Elbette bu tarzı seven ve takdir eden okurlar mutlaka vardır; nitekim eser ödül de almış. Ancak şiirsel anlatıma mesafeli olduğum için kitapla aramda bir bağ kuramadım.
Yolumuz Uzun’da William’ın, cinayete kurban giden abisinin ölümünü şiirsel bir dille anlatma çabası merkezde yer alıyor. Hikâye boyunca kurallar, suç ve yas temaları iç içe işlenirken, anlatımın duygusal yoğunluğu şiirsel yapı üzerinden veriliyor. Fikir olarak ilgi çekici olsa da, anlatım tarzı benim için hikâyenin önüne geçti.
Sonuç olarak, farklı bir anlatım denemesi görmek isteyenler için ilginç bir deneyim olabilir; fakat polisiye ağırlıklı, klasik bir kurgu bekleyen okurlar için şaşırtıcı ve alışılması zor bir okuma süreci sunuyor.