Çok beğendimmmm.Erkek karakter (demitri)tam benim sevdiğim tipteydi. Böyle güçlü bir erkek kahramanın karşısına da tam ona yakışan şirin bir kadın karakter koymuş yazar: hafif sevimli, samimi, cesur, dürüst ve biraz da inatçı. İkisi gerçekten birbirini çok güzel tamamlıyordu.
Konuyu da çok sevdim. Klasik ama her zaman işe yarayan bir “kaçırma” hikâyesi var. Demitri, Ariana’yı aslında onu korumak için kaçırıyor; fakat zamanla ona âşık olunca işler bambaşka bir hâl alıyor. Hikâye hiç gereksiz yere uzatılmamış, tam kararında ilerleyip tadında bırakılmış.
Smut sahneleri azdı ama gerçekten özdü; hikâyeye yakışan ve etkili sahnelerdi. Demitri karakterine ayrıca bayıldım. Dürüst erkek karakterlere ayrı bir zaafım var. Çünkü gerçekten dürüst olmak cesaret ister; doğruyu korkmadan söyleyebilmek ve arkasında durabilmek herkesin harcı değil.
Hatta dürüst olayım, bu hikâyeyi Alexei’nin hikâyesinden bile daha çok sevdim.
Epilog ise ayrı bir güzeldi. O kadar hoşuma gitti ki “keşke biraz daha uzun olsaydı” dedirtti.