İlber Hoca’nın tavsiye ettiği, ödül jürisinde yeraldığı kitap olması sebebiyle sanırım kitaba çok güvenerek okumaya başladım. Bazen hayalle gerçek o kadar iç içe geçiyor ki cümleyi tekrar okumak gerekiyor. Dönemin yaşanmış hikayelerinden esinlenilmiş olması da yüreklere işliyor.
Yokluğun, savaşın, sömürgenin hesapları arasında kaybolup giden çocuklar…
“Bir resmin kalsın bende” de kim bilir kaç gözyaşıyla ıslanmış, ruhlarına küçük ama bedenlerine büyük gelen gelinlikleriyle çekilen fotoğrafla başlayan yolculukları bilinmeze giden ilk adımları oluyor.
Bazen yutkunup devam etmekte zorlansam da severek okudum. Rafta görüp tereddüt ettiyseniz, etmeyin! Alın, okuyun.
Rafta dikkatimi çekmezdi ama bir kutu kitap sayesinde yollarımız kesişti. İyi ki karşılaşmışız