Oktay Akbal, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli kalemlerinden biri. Özellikle anı, deneme ve öykü türlerinde verdiği eserlerle, bireyin iç dünyasını ve toplumsal değişimleri sade bir dille yansıtmasıyla tanınıyor.
1950’lerde kaleme alınmış olmasına rağmen bugün hiç zorlanmadan, yabancılık çekmeden okuduğum bir kitap oldu Bizans Definesi. Oktay Akbal’ın öykülerinde en çok hissettirdiği şey; eskiye, geçmiş günlere ve özellikle çocukluğa duyulan o tanıdık özlem… Yazarın dili oldukça yalın ve akıcı. Abartıya kaçmadan, sade ama etkili bir anlatımla insanın iç dünyasına dokunmayı başarıyor. Kimi satırlarda kendi anılarınıza, unutulmuş duygularınıza rastlıyormuş gibi hissediyorsunuz.
Yine de öykü türüne biraz mesafeli bir okur olarak, benim için “mutlaka okunmalı” listesine giren bir kitap olmadı. Ama nostalji duygusunu sevenler ve dingin, içe dönük anlatımlardan hoşlananlar için keyifli bir okuma deneyimi sunabilir. Oktay AkbalBizans Definesi