·235 syf.····Okunma: 02 Nisan 2026 13:55 Başlarda okurken bile Du Ming'in kafadan kırık bir ruh hastası olduğu hakkında şüphelerim olmuş olsada açıkçası bu derece iğrenç bir son da beklemiyordum. Bir karakter bu kadar mı iğrenç olabilir ya, Allah seni kahretsin Du Ming.
Yazar baştan sona, "Bu dünyada tamamen temiz ve iyi niyetli bir insan yok" mottosundan yola çıkarak yer yer midenizin bulunacağı, insanlığı sorgulayacağınız bir dizi şey yazıp çizmiş. Ayrıca olayların baş karakteri olan Du Ming'i yakışıklı tasvir edip bunun üzerine de ara sıra kadınları savunduğu, aşkını sevip düşündüğü sahnelere de yer vererek yazar baya baya sizi kandırmaya çalışmış. Aman sakın kanmayın, zaten bence yazar da bunu bilerek yapmış ki sonda ters köşe olup dünyada, tamamen iyi insanların var olamayacağını kafanıza kafanıza sokabilesiniz diye. Du Ming'i sevmeyen biri olarak ben bile bu derece iğrenç bir son beklemiyordum, bir de bu yaratığa sempati besleyip sona gelirseniz ne yaşayacağınız hakkında hiçbir fikrim yok.
Ayrıca işlenen hikayede bence en etkileyici kısım Du Ming'in Zhang Qian'a sorduğu "ne için ölürdün?" sorusuna cevaben Zhang Qian'ın, ilerleyen kısımlarda, Du Ming'in de sandığı kadar iyi niyetli ve temiz olmadığını anlayıp intihar etmesiydi. Aşkla tutunduğu dal da çürük çıktı kızın, yazık etti kendine.. Sırf bu kısım için, bir değil en azından iki puan vermek istesem de okuduğum o sahnelerden sonra maalesef vicdanım el vermiyor.
Kısacası hiç kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değildir. Aynı şekilde hepimizin içinde kötülük potansiyeli olduğu gibi iyilik potansiyeli de var. Şu biçimlendirilmeyi bekleyen koskocaman, kudretli potansiyel meselesi işte, bu konuda çok da lafı uzatmaya gerek yok ve bunu anlamak için böyle bir şey okumanıza da gerek yok. Saflıkta uç noktalara ulaşmadıysanız eğer bunlar, bilmeniz gereken şeyler zaten.
İyi okumalar diliyorum.