Bu tarza pek meraklı olmayan bir okur olarak birkaç şey yazayım.
_ Yazarın edebiyat ve insan duygularını anlatma konusunda kötü olduğunu söylemek haksızlık olur, o noktada gayet iyi ama böyle bir eser yazmaya karar veren bir kişi "hikâyede / kurguda boşluklar olsa da olur, iyi yazımla telafi ederim." diye düşünemez. Daha kapsamlı bir çalışma yapması, daha sağlam inşa etmesi isabetli olurdu.
_ Hikayedeki çoğu karakterin ne yaptığı konusunda bir fikrimiz yok. İş olsun diye yazılmış tiplerden öteye geçmemişler.
_ Hikaye çok durağan. Üç temel bölüm var ama bu üç bölümde sanki sürekli aynı sahneyi izliyoruz gibi bir durum oluşuyor, kitapta sayfalar ilerledikçe bu boğucu oluyor.
_ Kitapta savaş, direniş, istihbarat var ama sadece kelime olarak var. Kimin ne için savaştığını veya neye direndiğini anlamak mümkün değil, sadece yazarın dramatik kurgusuna yardımcı olsun diye süs olarak var.
Hani iddialı bir giriş yapan ama uzun süren ve ilerledikçe vasatın altına düşen TV dizileri vardır ya, böyle bir his verdi kitap bana. Yazarın başarılı sayılması için iyi bir edebi dili olması veya heyecan yaratması yetmez, kitabın vaad ettiklerinin içini dolduramaması veya okurun kafasındaki soruların giderilmemesi yazarın başarısız olduğunu gösterir.