Serinin ikinci kitabı da ilk kitap gibi, hem anlamlı bir konuya odaklanıyor hem de okuru son sayfaya kadar şüphede tutup, tempolu bir okuma sunuyor. Bir önceki kitapta tanıştığımız dedektif Korner ve ortağı ile artık bu kitapta tam bir bağ kurabiliyoruz. Çözecekleri yeni vakalar kadar, mesleğinin zorlukları ile özel hayatlarını nasıl dengede tutacakları da bir merak konusu.
Sağlık sistemi sorunları, özellikle de ciddi psikolojik rahatsızlıklar ve tedavi koşullarının yetersizliği zaman zaman polisiye kurgularda karşımıza çıkıyor. Gencecik insanlarda sağlıklı çalışmayan bir zihin ve onlara normal bir yaşam sunamayan tedaviler üzücü. Yazarın bu kitapta ele aldığı konu ve odaktaki karakterler psikolojik rahatsızlığı olan hastalar ve onların bakımı ile ilgilenen çalışanlar olunca şüpheli sayısı da hayli fazla oluyor. Kimin zihni karışık, kim doğruyu söylüyor hemen anlamak zor. Sayfalar ilerledikçe yavaş yavaş katilin nedenlerine dair bir fikir oluşuyor ama kim olduğu asla net değil.
Kitabın sonlarında üst üste birkaç sürpriz yaşıyoruz. İlk kitaptaki vakadan tanıdığımız Esther karakteri de ayrı bir şüpheli durum içinde. Polisiye kurgularda, şüphe ve sürpriz sonlar beklediğimiz şeyler olduğu için kitabın büyük bir keyifle okunduğunu söyleyebilirim.