Spoiler içermez.
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
İncelememe başlamadan önce söylemek isterim ki ben çok severek okudum kitabı. Kitap, yolunu kaybetmiş, ne yapmak istediğini tam olarak bilemeyen bir gencin, tesadüfen “Yağmur Mevsimi Pazarı'nı" keşfetmesiyle başlar. Bu pazar sıradan bir yer değildir; yalnızca yağmur mevsiminin ilk günü ortaya çıkan, her dükkanında alışılmış ancak aynı zamanda farklı tecrübeler edinip hayalindeki hayatlara dair küreler alabildiğin tuhaf ve büyülü bir mekândır. Tek kural; zamanında seçtiğin bir küreyle bu pazardan çıkmaktır. Yoksa sonsuza dek kaybolursun... Ana karakterimiz Serin, pazarda dolaştıkça burada satılan şeylerin aslında nesnelerden çok duygular, anılar ve ihtimaller olduğunu fark eder. Bir dükkanda geçmişte kaçırılmış fırsatlar, başka birinde unutulmuş hatıralar, bir diğerinde ise insanın içindeki korkularla yüzleşmesini sağlayacak deneyimler vardır. Pazarın her köşesi, insanın kendi iç dünyasına açılan bir kapı gibidir aslında. Serin her bir dükkanda yaşadığı şeylerle geçmişiyle, pişmanlıklarıyla ya da seçimleriyle yüzleşir aslında. Pazarda gezmeye devam ettikçe Serin, kendi içindeki boşlukları ve bastırdığı duyguları fark etmeye başlar. Aslında bu pazar Serin'in kendi içinde yaşadığı şeyleri doğrudan ve en açık şekilde görebilmesini sağlar. Tabi bu sayede okurlar da kendi pazarında gezinir, kendi düşüncelerini görür. Bakıldığında çok tatlı bir kitap gibi duruyor ancak bence ince ve derin de bir kitaptı. Kitabın arkasında da söylendiği gibi, tam bir Studio Ghibli filmi gibiydi! Büyülü olması, derin ama basit olması, karakterler, yaşanan şeyler resmen Ghibli filmlerinde geziyormuşsun gibi hissettiriyordu. Peki asıl soru... Eğer geçmişimizi değiştirme şansımız olsaydı, gerçekten değiştirir miydik? Yoksa bizi biz yapan şey, tam da o eksik/yarım kalan veyahut pişman olduğumuz anılar mı?
1000Kitap
Yağmur Mevsimi PazarıYou Yeong-Gwang · Epsilon Yayınları · 2025219 okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.