Gönderi

Puan vermedi·144 syf.··
2026 34. kitabı
Henrik Ibsen’in 1879 yılında yazmış olduğu "Bir Bebek Evi", feminist düşüncenin en güçlü köşe taşlarından biri kabul edilmiştir.Ibsen'in, yakın arkadaşı Laura Kieler’in trajik hayat hikayesinden esinlenerek kurguladığı bu oyun (ki bu bilgiye “Sappho’nun Peşinde” adlı eserde rastladım), sıradan bir aile trajedisinin çok ötesindedir. Eser; bireyin toplumsal normlara, cinsiyet rollerine ve baskılara karşı gerçekleştirdiği bir başkaldırıdır. Oyunun merkezinde, dışarıdan bakıldığında "kusursuz" ve “mutlu” görünen Nora ve Torvald Helmer çiftinin evliliği yer alır. Ancak bu mutluluk, Nora’nın geçmişte eşi için yaptığı bir hata nedeniyle gelen şantajla sarsılır. Nora’nın asıl yıkımı, beklediği "mucizenin" gerçekleşmemesiyle başlar: Torvald, karısının fedakârlığına saygı göstermek yerine; toplumsal statüsünü her şeyin üstünde tutar. Bu kırılma noktası, Nora’nın içinde yaşadığı o "bebek evi”nin (cam fanusun) tuzla buz olduğu andır. Ibsen, eser boyunca okura şu soruyu sordurur: "Bir kadının esas görevi nedir?" Oyunun yazıldığı dönemin ahlakı ve toplumsal yapısı bu soruya tereddütsüz bir şekilde "iyi bir eş ve şefkatli bir anne olmak" yanıtını verirken; Nora, finalde, "bir birey ve bir insan" olmaktır, der.
Bir Bebek Evi (Nora)Henrik Ibsen · Agora Kitaplığı · 20121,096 okunma
·
82 Gösterim
1 Yorum
Bir kadın ya da anne olmanın ötesinde, bir birey olarak var olma gerçeğidir kesinlikle. Gerek çevremizdekiler gerekse toplum tarafından çoğu zaman görülmez bu. Ne de güzel yazmışsın canım arkadaşım 👏🏻😇📚🎉
epia
Gönderi Sahibi
Nora’nın kapıyı çarpıp çıkması döneminde büyük sansasyon yaratmış, ben de bu eserle Ibsen’e saygı duyuyorum. Üzerine çok konuşulacak kısa ama etkili bir oyun tatlım
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.