Robert O. Paxton’ın Faşizmin Anatomisi kitabı bir otopsi vadediyor ancak sayfalar ilerledikçe yazarın bir cerrahtan ziyade, suçluyu kalabalığın içinde kaybetmeye çalışan bir avukat gibi davrandığını fark ediyorsunuz. Kitabın genelinde hakim olan faşizm her an her yerde çıkabilir tezi, aslında Almanya ve İtalya’nın bu süreçteki tarihsel ve kültürel sorumluluğunu küçültüyor.
Paxton’ın kitabında en rahatsız olduğum konu, Türkiye gibi sömürgeleşmemiş bir ülkeyi eski sömürge toprağı sanması oldu. Yazarın akademik otoritesinin ardındaki Batı merkezli oryantalist bakış açısını görmemek mümkün değil.
Kitabın iyi yönlerinin de olmadığını söyleyemem, özellikle dördüncü ve beşinci bölümler yazarın kendini gösterdiği ve okuyucuyu birçok yararlı bilgiyle doldurduğu sayfalar oldu. Özellikle muhafazakar elitlerin faşizme kapıyı açmalarının arkasındaki sebepleri çok kapsamlı bir şekilde analiz etmiş. Sonuç olarak; Paxton faşizmi bütün yönleriyle incelemek isterken, bazı konularda yüzeysel ve kuru kalan ama diğer alanlarda oldukça derin ve bilgi dolu bir kitap oluşturmuş.
Faşizmin AnatomisiRobert O. Paxton