Gönderi

Ömer iyi adamdı ama bir kusuru vardı ki,
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Merhaba, incelemeden ziyade içimi dökmek sayılır. İçimizdeki şeytan… aslında sadece bir kandırmaca, süslü bir laf, iradeni yok saydığın aynı zamanda işlediğin suçu atabileceğin birini ortaya çıkarmaktır ve bu kaçmanın en kolay yoludur. Aslında nefs dediğimiz şey, sen kötülüğü yapıyorsun ama o yaptı diyorsun yani bir çoğumuzun belki sıkıştığında başvurduğu bahane nefs oluyor. Yabancı bir hikaye değil… Ömer kişisi yani ana karakterimiz, boş konuşan ama kendilerini erdemli ve büyük adam sanan aptal bir tayfa ile takılıyor ve bu hataları yapmasındaki sebeplerden biri de o tayfayla takılması diyebiliriz. Evet bazen onlara karşı çıkıyor ama o da boş konuşuyor ama ne kadar karşı çıkıyor gibi görünsede o ortamdaki içi boş kabadayılığa tutunarak sorumluluk ve onun gibi içi dolu olan asıl işlerle ilgilenmekten kaçan biri… Yani iradesini kullanıp gerçek işlerle uğraşmak yerine böyle manasız ama büyük işmiş gibi kendileri pazarlayanlarla birlikte. Bir de böyle sorumsuz olan Ömer Macide’ye tutuluyor ve bunlar bir şekilde tanışıyor ediyor iş evlenmeye varıyor o fasıllar biraz karışık. Neyse beraber yaşadıkça bu Macide Ömer’in ne kadar sorumsuz sözünde durmayan yalancı bir adam olduğunu dahası o boş bi tayfa vardı ya oradakileri tanımaya başlıyor ve boş olduklarını görüyor Ömer’in de onların ortamında rahatsız olmaksızın durduğunu ve onlardan olduğunu görüyor. Asıl mesele ise Ömer’in kendinden bile beklemediği saf bir kötülük yapmasıyla başlıyor. İşte o sıralarda suçu içindeki şeytana atan bir adam hala sorumluluk ve iradeye dair bir belirti gösteremiyor. Maalesef Bu arada yine de büyük konuşmamak lazım insan çok çok çok zor durumlara düşünce nelere başvurabileceğini bilemez. Belki bir çoğumuzda Ömer’den daha beter çirkinlikler çıkabilir. Çaresizlik yani… o hissin dibine ulaşıpta hala irademizle iyi kalabilir miyiz mesela? Evet her şey yolundayken ben öyle değilim, yok ben olsam yapmam gibi laflar etmek kolay ama sınandığımızda ortaya çıkacak şeyler için atıp tutmamak lazım. Bazı yerlerde tamamen bunu düşündüm. Yine de okurken ara ara sinirlenmemek elde değil tabi. Kitap bittiğinde Ömer aslında iyi çocuk olabilirdi diye de düşündüm ama sonra eğer bunlar yaşanmasa hiç bir zaman gözü açılıp “ben napıyorum ya” demeyecekti bu çocuk ve aynı şekilde her şeyi içinde var olduğunu sandığı şeytana atmaya devam edecekti belki, o yüzden olanda hayır vardır. Ben yine konuya başladığım yerde devam edemeyip yazarken o daldan bu dala atladım ama siz okuyun işte güzel kitap. Bitince yaptığınız fiillerin sorumlusu olduğunuzu hatırlayıp içinizdeki şeytan diye bir şey olmadığını hatırlamış oluyorsunuz. “İçimizde şeytan yok… İçimizde âciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var…”
Alıntı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Parodi Yayınları · 2019208,8bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.