Gönderi

İnsanlığın sonu
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Çok çok sevdim Anlatıcı, 1 Haziran’ı 2 Haziran’a bağlayan gece bir mağaradan sulara atlayarak hayatına son vermek ister ama ayağı kayar ve başaramaz. Mağaradan evine, şehre geri döndüğünde tüm insanların bir anda ortadan kaybolduğunu fark eder. İnsanlar gitmiştir, arkalarında sadece zamanında yaşamış olduklarına dair izler bırakarak gitmişlerdir. Sonrasında anlatıcımızın bu durumu anlama, alışma ve yaşama süreçleri biraz felsefik bir bakış açısıyla anlatıyor. Ona göre hayat 2 Haziran’da duruyo, zaman, tarih… Zaten zaman da, tarihte insanlarla birlikte var olmuyor mu, anlatıcı bu kısımları irdeliyor bazı bölümlerde. Bazen de kendisini bir Halef olarak tanımlıyor. Bu kitabı okurken insanlığa pozitif açıdan bakamadım maalesef, insanların yaptıklarından çok yıktıkları bir zamanda yaşıyoruz, yaşadığımız çağın da etkisi çok bu şekilde hissediyor olmama. Bu zamanda insansızlığın getireceği o düşünme halini okumak isterseniz bu kitaba bakın derim. Çünkü ara sıra ben de düşündüm ne olurdı, nasıl olurdu diye Ha bu arada şunu demeden de geçemeyeceğim, anlatıcı ayağı kaydıktan sonra hayatına son vermekten vazgeçiyor aslında ama belki de ayağı kaydıktan ve başını çarptıktan sonra gerçekten de hayatını kaybetmiş ve kendi cennetine gitmiştir. Biz belki de onun cennetini okuyoruzdur… Kitabın bir bölümünde çok kısaca bunu düşündüğünden de bahsediyor. Ben anlatıcının kendi cennetini yaşadığını düşünerek okudum bu noktadan sonra kitabı
İnsanlığın SonuGuido Morselli · Can Yayınları · 202661 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.