Kemal Tahir Üzerine
Göl İnsanları’dan bahsetmeden önce Kemal Tahir külliyatıyla ilgili konuşmak isterim. Kemal Tahir’le Esir Şehrin İnsanları kitabı sayesinde 11. sınıfta tanışmıştım. O dönem üslubu hem beni büyülemişti hem de anlamakta zorlanmıştım. Aradan 5 sene geçince tekrardan okumak fakat bu sefer kitaplarını iyice özümsemek istedim. Herhangi bir sırayla gitmem yerine sistemli bir okuma tercih edersem Kemal Tahir’i, düşünce dünyasını çok daha iyi anlayacağımı düşünerek ufak çaplı bir araştırma yapmaya başladım. Ketebe Yayınları’nın Kemal Tahir’le ilgili harika kitaplar bastığını fark edip içlerinden bana en çok faydası dokunacağını düşündüğüm Kemal Tahir'i Okuma Kılavuzu rehber niteliğindeki bu kitapla başladım. Prof. Dr. İsmail Coşkun’un başı çektiği bu ekibin çalışmalarına hayran kaldığımı belirtmeliyim. Oradaki sıraya sadık kalarak “1890-1945 Türkiye”sini anlatan 7 kitabını tamamladıktan sonra “1890-1945 Türkiye/Taşra” serisiyle devam ettim. Yediçınar Yaylası, Köyün Kamburu, Büyük Mal üçlemesini tamamladıktan sonra Rahmet Yolları Kesti ve Sağırdere ile devam ettim. Seriye göre Körduman ve Kelleci Memet ile devam etmek gerekirken Körduman henüz elime ulaşmayınca bu iki serinin dışında değerlendiren iki kitaptan biri olan Göl İnsanları ile devam etmeye karar verdim. Girizgahı bu kadar uzatma sebebim Kemal Tahir’le tanışmak isteyip nasıl bir başlangıç yapacağını düşünen insanlara kesinlikle bu sıralamayı önermek içindi. Ayrıca meraklısına Emrah Safa Gürkan ve İsmail Coşkun’un Kemal Tahir’i bu sırayla okuyup değerlendirdiği video serisini şiddetle tavsiye ediyorum. İsmail Coşkun hocanın çok eskiden çekilmiş bazı programlarına da denk geldim, uzun zamandır Kemal Tahir’e dair çalışmalar yaptığı çok belli. Bu videolar ve Ketebe Yayınları’nın Kemal Tahir’le ilgili bastığı çeşitli kitaplar da bu çalışmaların bir meyvesi adeta.
4 bölümlük Göl İnsanları öncelikle tefrika halinde Tan gazetesinde yayınlanıyor daha sonra 1955’te kitap olarak basılıyor. İlk 4 öyküye baktığımızda Kemal Tahir’in kaleminin acemilik hallerini görmüş gibi oluyoruz adeta. Daha önce okuduğum ve aşina olduğum o kalemin yeni yeni oturmaya başladığı adeta gençlik yıllarını görmek başka bir lezzet verdi doğrusu. Nazım Hikmet’in “Çok yüksek bir yere çıkıp haykırmak istiyorum: ‘Şu Göl İnsanları hikâyelerini yazanı biliyor musunuz? O daha ne güzel şeyler yazacaktır.” demesi Kemal Tahir’in büyük eserlerinin müjdecisinin bu dört hikâye olduğunu özetliyor aslında. 1969 yılındaki baskısında ise dört hikâye daha eklenir. O hikâyelerin sonunda sırasıyla 1947,1950,1952 ve 1956 tarihleri düşülmüştür. Yayınlanan diğer eserlerine ve eklenen hikâyelerine bakarsak dilinin, romanlarlardakine benzediğine yani oturduğuna ve okuyunca şıp diye bilinen o hâline geldiğini düşünüyorum. Genel olarak hikâyeleri değerlendirirsek Bir Kodoşluk Hikâyesi hariç hepsi Anadolu insanının hikâyesidir. Her birinde insanımız işlenir fakat hepsinde de ayrı ayrı alt metinler görmek mümkündür. Göl İnsanları’nda kapitalist düzendeki emek sömürüsünü ve cinsel ahlaksızlığı çok daha farklı kefelere koyan insanımızı görüyoruz. Çoban Ali’de ağa, devlet ve toplum ilişkisini ve ağanın yanında olduğu köylünün bir diğeri üzerindeki baskısını; Gelin Kadın Oyunu’nda ise köylünün kadın erkek ilişkilerini görürüz. Arabacı ise köyde bir başına kalan insanların yalnızlığını yolda kendisini köye bıraksın diye arabasına bindiği adamla kızını evlendirmeye çalışan köylü kadınların çaresizliğiyle gözler önüne seriyor. Nam Uğruna ise bürokrasinin çarklarında sıkışmış projeyi, ahlaken çöken insanları ve adı duyulsun derken özgürlüğünü yeniden kaybeden bir köylüyü anlatır. Kondurma Siyaseti ise sürgün sırasında yine bürokrasi çarklarında sıkışan ve perişan olan insanımızın hikayesidir. Bir Kodoşluk Hikayesi Binbir Gece Masalları’ndaki bir hikâyenin Kemal Tahir kalemiyle anlatılmış şeklidir. Fermanlı Hoca ise Çorum Üçlemesi’ndeki Uzun Hoca’yı aklıma getirdi ve Kemal Tahir kitaplarındaki tanıdık karakterlerle karşılamak bir kez daha gülümsetti. Hocayım diyerek geçinen insanların aynı fabrikadan çıkmış uydurma hikayelerini anlatır. Değişen tek şey bazı karakterler ve memleketleri olsa da anlatılan aynıdır.
Göl İnsanlarıKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 2022546 okunma