İnsan Günahların Tohumundan Alarak Ne Kazanmak İstiyor ki?
Yaşama gelmiş olmanın dışında bir kazanç peşinde koşmak için mi geldik?
Yoksa doğanın parçası olarak aidiyet duygusunun yararlı bir eli olmaya mı geldik?
Yaşamı hak etmemek gibi bir duruma düşecek kadar aşağılık bir seviyeden kimi nasıl çıkartalım?
Varlığı yeniden düşünmeye davet ediyorum eğer davanız, kinli kavganız, yıkıcı rolünüz bitti ise!
Üzerine alınması gerekenler içindir eteğinde ki taşı dökmeyen kefene diktiği cebi sökmeyenleredir sözüm.
Alınmaz iseniz alınırım!
Alışkanlığın dine dönüştüğü hakikat ahlakının ise bir türlü din olamadığı bir coğrafyada yaşamanın derin sorularını ırak bir çağdan getirip yeniden sormak istedim.
İyi niyeti suistimal ederek kendine kalkan yapan şarlatanlar nasıl türedi öyle ise yanıt arıyorum. Her arayan varsa onlar gibi.
Bozulma noktalarına işaret eden günümüz örneklerini de karşılaştırmalı okumak için bu yazıyı bir ön görü sezi olarak paylaşmak istedim.
Tam da yaşanmış bir durumu geçmiş bozulmadan güne denk düşen haline atıf yapacağım.
Bu ahlak yoksunu piyasada çalışıyordum nasıl çalışılması gerektiğini de öğretmek için.
Bir gün bir yurttaş geldi robottan kahve almak istedi. (Hiçbir Türk yurttaşa kimse müşteri diyemez. Denilmiş olması gerçeği hakikati değiştirmez. O seviye bize ait değil.)
Robot parayı aldı kahveyi vermedi. (Küresel çete robotu)
Döndü bana durumu anlattı. Robotu robota şikayet etmesi gerektiğini söyledim. Yakında benim yerimde de bir robot bu uyarıyı yapabilir dedim.
Robotu robota şikayet etmek için aradı ulaşamadı. Çözemedi sorununu.
Sonra biraz insan insana dertleştik.
Dedim ki bizim Türk kadim bektaşi kültüründe içilen kişiye göre kahvenin kırk yıl hatırı vardı bilir misiniz?
Bilmez miyim dedi.
Biliyor olsaydınız parayı alana kadar hatırı olan bir robot ile kahve içmeye kalkmazdınız.
Beni kendime bir söz ile getirdiniz dedi.
Gazali'nin 'İnsan Nasıl Kaybeder' adlı kitabını onun adabına ve ahlakına en küçük bir zarar vermeden güne atıf bozulmayı anlamak için şiddetle bugün yaşanan şiddete karşı okumanızı öneririm.
Doğuyu da kendi aralarında böldüler. Bozulmayı doğunun çocuklarına batının uşaklığını yaptırarak bunu bugüne kadar başardılar.
Doğu'da astronomi bilen bir bilinç çağa denk düşen bozulmayı bitiren ahlaka dönüşen bir ilmi sır ile sırlanınca bozanlar yeryüzünde bozguna uğradı.
Önder Karaçay