düşünmediğim şeyler var
ısrarlar yoluma çıkan
eskiden beri saklandığım bir ses
kıyısına yaslandığım bir boşluk
fark etmediğim kadar büyük
mistik bir hikâye sandınızsa öyle değil
sadece korkularım var benim de
anlatmak üzerine daha çok
herkesi dinlerim ben
kendimi sustururum
biraz alkol varsa bazen aynada karşıma çıkar
"hepsi benim elimdeymiş"
değil
hızla duvara sürdüğüm bir salyangoz gibi aklım
çarpmasından korkumdan o da belki
duvara sorsam, beni en çok tanıyan o duvara
o anlatsa keşke
derinde bir yerde bir şey var uykuda biliyorum
korkumdan uykuya dalamıyorum bazen bu yüzden belki
düşünmeyi istemediğim şeyler var
küçük bir kirpik gibi yüzüme yapışmış duruyor
hayır bir dilek değil zor bir benzetme sadece
işte anlatabildiğim kadarı böyle küçük
böyle zor, öyle küçük ama kopmuş işte
önemli olan tek şey kaldı o da
yolun devamı
geri dönmeyi bilmeden gittiğim
durduğum bazen, dinlenmediğim yine de
kıyıya vurduğum kocaman kara bir balık gibi
kıpırdayasım yok, üstümden geçsin gitsin zaman
dönemediğim geçmiş uzaklaşacak dursam bile öylece kıpırtısız
rüzgârda gezintiye çıkmış dallar gibi
ağacın gövdesinden uzaklaştığında kendini özgür zanneden
kumların üstünde kıpırtısız
koca bir kara delik gibi zaman
yutuyor beni