osmanlı’da burjuva sınıfı neden yoktu diye soranlara kısa cevap: çünkü sistem “zengin ol ama fazla da büyüme, devleti rahatsız etme” diye tasarlanmıştı.
osmanlı’da toprağın sahibi birey değil devletti. tımar sistemi dediğin şey, “sen kullan ama benim” kafası. yani adamın “ben büyüyeyim, fabrikalar kurayım, torunlarıma servet bırakayım” motivasyonu daha baştan törpüleniyor. çünkü mülkiyet yoksa kapitalizm de yok.
avrupa’da ise işler başka türlü aktı. Sanayi Devrimi ile birlikte adamlar hem ticaretten hem üretimden zenginleşti. para → yatırım → daha fazla para döngüsü kuruldu. osmanlı’da ise para kazansan bile sistem seni “yavaş ol şampiyon” diye geri çekiyor.
bir de lonca olayı var. bugünün “rekabet öldürür, kaliteyi düşürür” diyen esnaf odalarının atası gibi düşün. herkes aynı işi yapsın, aynı kazansın. kimse uçmasın. bu da doğal olarak “ben piyasayı ele geçireyim” diyen bir tüccar tipi çıkarmıyor.
ticaret yok muydu? vardı. hatta baya vardı. ama büyük oyuncular genelde gayrimüslimlerdi (rum, ermeni, yahudi). müslüman elit ise ticaretten çok devlete kapağı atma derdindeydi. yani biri parayı yapıyor ama siyasi gücü yok, diğeri güce sahip ama ticarette yok. burjuva dediğin şey ise bu ikisini birleştiren tip.
avrupa’da bu birleşim oldu ve patladı. mesela Fransız Devrimi dediğin şey, “biz parayı yapıyoruz, niye söz hakkımız yok?” diyen burjuvanın ayaklanmasıdır. osmanlı’da ise o seviyeye gelen bir sınıf hiç oluşamadı.
çünkü en kritik fark şu:
avrupa’da devletle burjuva kavga etti
osmanlı’da devlet herkesi hizaya soktu
yani mesele “osmanlı’da hiç zengin yoktu” değil. vardı. ama o zenginlik:
• kalıcı değildi
• bağımsız değildi
• siyasal güce dönüşemiyordu
özetle;
osmanlı burjuva üretmedi çünkü:
“serbest piyasa” yerine “devlet aklı” vardı
“bireysel zenginleşme” yerine “denge” vardı
“rekabet” yerine “düzen” vardı
ve en önemlisi:
devlet, kendine rakip olacak sınıfın doğmasına izin vermedi.