Açık sözlü bir kadın.
Dürüst bir kadın.
Kendini çok iyi tanıyan bir kadın.
Bu romanın kadın karakteri. Çok sağlam bir kurguda tam merkezde duruyor. Hayat onun gözünden satırlara akıyor.
Kendisini tanıtmaya gerek duymuyor. Romanda adı bir kez bile geçmiyor. Sadece kim olduğunu ortaya koyuyor.
Bu kitap güzel bir çağdaş edebiyat örneği. "Çağdaş yazarların hangileri bundan elli yıl sonra da önemli sayılacak?" diye soruyor Vladimir romanda o kadına.
Bence hiç biri.
Tozu dumana katacak denli hızlı akan zaman artık geride şahit bırakmıyor pek. Olay yerine ait kanıtları da hızlıca siliyor.
Romanlar da artık hayat hakkında büyük laflar etmiyorlar. Edebî eserler de kelimelerle süslenmekten ve püslenmekten uzaklaştılar.
İnsanlar yaşayıp geçtikleri gibi romanlar da anlatıp geçiyorlar artık.
Kimse kalma taraftarı değil. Kalıcılık önceliğini yitirdi gibi. Kullanılıyor ve sonra geçiştiriliyoruz kayıtsızlıkla...
İki erkeğin kıyısında huzur arayan bir kadın ve diğer kadınlar var kitapta. İki erkeğin iki kadından gidemeyişi, birbirleriyle kesişen ilişkileri ve bir kadının gözünden anlatılan durumsal halleri. Karmaşık değil, fazlasıyla insani. Hayatta olan biten şeyler işte. Herkesin başına geldiği gibi.
Yalnız, bu ciddi kitabı anlamanız için biraz yaş almış olmanız lazım gelir gibi de...
Çünkü bir kadın yaşlandığında sistemde görünmez hale gelir. Bunu kabullenemeyenler dikkat çekmek için deneysel işlere girerken kabullenebilenler için ise minör majör her türlü depresyonun kapıları ardına kadar açılır.
Daha önce yüzleşmediği ne varsa yüzleşmek zorunda kalır.
Zaman kadına acımaz...
Kadın kendi gözüyle kendine acımaya başlar. Kadınlığından geri dönülemeyecek kadar uzaklaşırken, kendini sadece insan olarak tanımlamaya alışması da zaman alır.
Artık güzel ve çekici olmadığının farkında olmak acıtır.
Bir Netflix dizisi olarak çekildiğini bilmiyordum. Kitabı cesur cinsel içerikli satırlarıyla bilinir hale gelmeden çok önce almışım ve popüler olur olmaz okumam da rastlantısal bir eşzamanlama sadece.
Kitap kitabı açar ya, kitabın baş kahramanı da bir yazar olunca güzel kitap isimlerine de tesadüf ediyorsunuz okurken. Hemen not aldım tabii, sepete attım. Açık saçık cümleler ve sahneler artık her yerde var ama güzel kitap tavsiyelerini satır aralarından ayıklamak gerekir.
Kadınlar ah kadınlar...
Her devirde kullanışlı, popüler, her zaman vazgeçilmez bir o kadar da yerin dibine sokulan başka bir varlık var mıdır bu alemde, yoktur valla!
Erkek denen canlı türüne bu kadar özlemle bağlı, onu kendine isteyen, sadece kendine isteyen?
Ama erkek almaya gelmez ki!
Erkek kalmaya da gelmez!
Erkek verir ve gider. Kendinden bir şey bırakır kadına ve kendini bekleyen/beklemeyen diğer seçeneklere doğru arkasına bakmadan kaçar gider.
Erkek almaz.
Erkek kalmaz.
Erkek durmaz.
Kadın işlevseldir onun için.
Kadınlardan faydalanan erkekler, kadınların onları nasıl algıladığını aklının köşesinden bile geçirmezler.
İtirazlarınızı duyar gibiyim, tamam tamam bazıları diyelim ve konu kapansın.
Tartışmak niyetinde değilim.
Erkekler öptüğünüzde prense dönüşmeseler de siz prenses olduğunuzu unutmayın kızlar.
Hatta bırakın kurbağa olarak kalsınlar.
Siz keyfinize bakın.
Sadece masallarda olur o
Gerçek hayatta mutlu son yoktur.
Nokta.
VladimirJulia May Jonas