Puan vermedi·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Nisan 2026 23:09 Korku-Gerilim türü kitaplar çok okumam en son okuduğum üzerine şu an birkaç yıl geçmiştir bilmiyorum. Şimdi ise yeni bir kitap ekibimizle üzerine tartışacağımız ve seçilen bu kitap üzerine biraz kendi değerlendimelerim...
Kitap bittikten sonra incelemelerini okudum. Çok iç açıcı değildi pek şaşırmadım ama bazı eleştirilere kendimce pek katılamadım. Ben yazarla ilk defa bu kitabı ile tanıştım. Kitap sürükleyiciydi ve okurken "devamında ne olacak ki?" merakı vardı. Bir de başlıklar kişi isimleri ile kesik kesik; karakter iç çatışması, iç diyaloğu ve onun olay örgüsü merkezinde anlatılması ve birçok bölüm sonunda yeni küçük şaşırmalar ya da sürpriz bir ters köşenin ortaya çıkması esas sürükleyen yanıydı bana göre.
Ters köşe için de çok eleştiri okudum incelemeler arasında. Belki ben yazarı ilk defa okuduğum için, belki ilk defa bu kitabı ile başladığımdan diye düşünüyorum ki beni meraklandıran ve ters köşeleri genelde okurken şaşırtan yöndeydi. Hem türü hem içeriği beraberinde birçok olay örgüsü, ânlar, iç çatışmalar ve kişiler okurken aynı zamanda onlara kendi zihnimizde psikolojik tahlil yapmaya imkân veriyor. Bu da okurken farklı bir hissiyat, okuma zevki veriyor diyeyim aslında bana göre.
Ancak esas yoğun eleştirilerin geldiği bir diğer noktaya gelecek olursak evet konusu okurken fazla rahatsız ediciydi. Aslında bu beni inceleme paylaşıp paylaşmama noktasında da düşündürdü, çekindirdi ama bir okuma ekseninde çıkarımlarımı yazmak istiyorum yine de ki okuyacak ve incelemeyi okuyacak kitle olursa da burası kitabın hassas konu bağlamı diyebiliriz okumadan önce de bilgilenme açısından. Pedofili merkezli bir konu ekseni var. Bu bazı filmlerde ya da dizilerde rastladığımız türden senaryolar. Ancak iş senaryo boyutundan çıkıp gerçek hayatla bağdaşınca ki kitaptan hem okurken ister istemez o içselleştirme duygusu ile gerçek bir olay örgüsü okur gibi okumak hem de çoğu olayın benzerine gerçek hayatta rastlıyor olmak okurken düşündürüyor, duygusal yoğun süreçler yaşatıyor, sorgulatıyor nihayetinde. Bu yönden oldukça rahatsız edici bir senaryosu var. En azından ilk bi yüz yüz elli sayfası yani yarısı sonra aralarda olmak üzere bu şekilde bir örgü konulmuş.
Ders 1 Kimseye Güvenme idi: Ancak insan yaşadığı sürece güveniyordu işte, nasıl güvenmez? Bir kadın eşine, bir adam eşine, bir anne çocuğuna, bir çocuk arkadaşına ve bir öğrenci öğretmenine 'güvenirdi'. Sonuçta her şey güven kurmakla, güven vermek ve almakla başlar. Şu güven dediğimiz duygu hem çok cesur hem çok masum bir duygu gibi geliyor bana. Öyle düşünüyorum ki evet inşası zor yıkılması da zor birçok insan duygusu inşasının aksine. İnsanlar güven alır ve verir daha sonra da insanın 'temel güdüsü' olarak menfaat - neden sonucuna bulduğu cevaplarla ya da 'temel mekanizması' olarak sunduğu faydalarla devreye girer. Yıkımlar yavaş yavaş başlar görünmez olurlar, bazen tatlı bir aldanış gibi bazen inandırıcı gelmeyen suçlamalar gibi, bazen saçma gibi gelen kafada kurmalar gibi. Fakat bir diğer merakım... İnsanlar neden şu yıkımı ister? Her şey daha farklı, güzel olabilecekken her şey neden tersine ilerler berbat bir hayat insanı bekler?
Güç insana haz verdiği kadar neden insanı kendinde kaybettirir? Küçük kıvılcımları İlk kimler çıkartır? Dışlanmış ve vasat kabul edilmiş bir çocuk mu, mükemmel bir yaşamanın olduğu sanılan takıntılı bir öğretmen mi, şımartılmış ya da öyle olduğu sanılan fakat duygularını bastırarak davranışlarla ortaya çıkartan öğrencilerin ve 'öğretmenlerin' çok beğendiği şu popüler kız mı ya da ya daa sadece fiziksel görüntüsü ile kusursuz kabul edilmiş, adı lazım olmayan, öğretmen ünvanını almaya nasıl olduysa hak kazanmış bir, neyse işte sonunda birey diyelim, şu birey mi?..
Bir de yazara küçük bir açıdan değinecek olursam yazarın 'tramvatik beyin hasarı' konusunda uzmanlaşmış bir doktor olduğunu öğreniyorum. Ben yazarın bu kitabıyla kendisiyle tanışıyorum ama psikolojik boyutta kişileri ele alma şekli ve bahsettiğim tahlil sürecine sürükleme -ki bu da birçok kitapta olur elbette ama türü itibariyle burada yoğun yaşandığını düşünüyorum- mesleğiyle bağdaştırdım bir nebze de kendi fikrimce.