·252 syf.····Okunma: 06 Nisan 2026 14:52 Yanlış düşünmeye başlamış olsam dahi (bilmiyorum henüz ne düşündüğümü), bu kitaptan sonra Jane Casey kaleminin sandığım kadar da iyi olmadığına karar verdim ve "Beğendiğim Yazarlar" listesinden de çıkaracağım sanırım. 14 kitabını okudum fakat geriye dönüp bakınca 14 kitabın da gidişat bakımından birebir aynı olduğunu fark ettim. Olaylar yaşanır, karakterimiz fazla uzun olan burnunu her yere sokar, o sırada özel hayata dair ayrıntılar serpiştirilir, karakterimiz son darbe olarak başını belaya sokar - ama elbette hiçbir şey olmaz - ve sonunda mutlu mesut yaşarlar.
Serinin ennnnn saçma bulduğum kitabı buydu ve neyse ki aynı zamanda son kitabıydı. Geçenki kitapta karakterin fazla merkezde olduğundan bahsetmiştim ve maalesef burada da durum yine aynıydı. Etrafındaki herkes durumun farkında olmasına rağmen yani gereksiz yere kahramanlık taslamaya çalıştığını bilmelerine rağmen inatla bu tutumun devam edilmesi hiç hoşuma gitmedi.
Karakterimiz için bir kez daha Will ve Ryan birbirine girseydi kitaptan içeriye dalıp Jess'i parmaklıklar ardına koyardım bir daha da çıkarmazdım.
Önceki incelemede yazdıklarımı yineleyeceğim. Dedektiflik kitabı olmasaydı çok daha seveceğime inanıyorum. Çünkü dedektifliğe dair bir şey yok. Memur bey görevini yapmak için işin okulunu okusun ama genç bir kız çıksın üç kitaptır olayı kendi başına çözsün. Çok uçuk bilmem anlatabiliyor muyum. Ama polisiye aradan çıksaydı sırf Jane Casey yazmış der ve oturur okurdum yine üç kitabı. Özel hayatında daha merak uyandırıcı olaylar vardı. Wattpad kitabı gibi hissettirse bile, çok klişe anlatımlar olsa bile ve de çok klişe olaylar yaşansa bile...
Beğenmediğimi daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum.