Bir şey farkettim: Makul, akıllı davranmak, ancak küçük kararlar söz konusuysa iyi bir fikir. Hayat-değiştiren şeyler için riske girmek zorundasın. Sarsıcı olansa şu: Riske girdiğinde, doğru olanı yaptığında, sağduyunun sınırlarına gelip de karşıya, bilinmeyen topraklara atladığında, bütün aşina kokuları ve ışıkları arkanda bıraktığında, öyle muazzam bir sevinç, müthiş bir enerji filan duymuyorsun. Mutsuz oluyorsun. İşler kötüye gidiyor. O bir yas tutma dönemi. Kaybetmenin acısı. Korku. Kendimizi sorularla delik deşik ediyoruz. Sonra vurulduğumuzu, yaralandığımızı hissediyoruz. Sonra ne kadar ödlek varsa karşına geçip, "Gördün mü, biz sana demiştik," diyor. İşin aslı, hiçbir şey demediler.
Sayfa 65·Kitabı okudu
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.