Nihan Kaya’nın Beni Zorla Sağma Bırak Ben Emzireyim Seni adlı eseri, klasik bir roman ya da düz bir psikoloji kitabı olarak okunamaz. Bu eser, türler arası bir metin olarak hem edebi hem de psikolojik bir “itiraz” metni niteliği taşır. Yazarın önceki eserlerinde gördüğümüz aile, çocukluk ve travma temaları burada daha kişisel ve daha çıplak bir biçimde karşımıza çıkar. Kitap, bir hikâye anlatmaktan çok bir zihnin iç işleyişini açığa çıkarma girişimidir.
Annelik, beden ve toplumsal baskı; kitabın çarpıcı başlığı bile bu temayı açık eder.
Annelik, toplum tarafından “kutsallaştırılır”
Ama bu kutsallık, kadına dayatılan bir role dönüşür. Kadının kendi bedeni üzerindeki kontrolü sorgulanır.
“Beni Zorla Sağma Bırak Ben Emzireyim Seni”, rahat okunan bir kitap değil; aksine okuru zorlayan, rahatsız eden ve yüzleştiren bir metindir. Bu kitap, bir hikâye anlatmaz; bir yarayı açar ve okuru o yaranın içine bakmaya zorlar.